Kategoriler
Perinatoloji Bölümü Riskli gebelikler Tanısal testler

Amniosentez-Amniyosentez

Amniosentez: amniyosentez veya bebekten su alma işlemi nedir?

Anne karnında bulunan bebeğin, bulunduğu gebelik kesesi içerisinden bir iğne yardımı ile sıvı alınmasına amniyosentez, amniyosentez veya halk arasında ismi ile bebekten su alınması denir.

Ancak bu tabir çok doğru değildir.

Çünkü direkt bebeğin kendisinden sıvı alınmamakta, bebeğin yaşadığı alandan su örneği alınmaktadır.

Amniyosentez işlemi hangi durumlarda yapılır?

Gebelik takibi sırasında, Perinatoloji uzmanı gerek gördüğünde, aile isteği olduğunda veya kesin kromozom tayini gerekliliği doğuran herhangi bir durum varlığında başvurulan yöntemdir. 

Sıvı alma gerekliliği olan durumlar saymakla bitmez, ancak gebelik takibi sırasında en sık karşılaşılan nedenler;

  • İkili testte risk çıkması
  • DNA ( gen veya NIPT ) test işleminde risk çıkması
  • Bebekte detaylı ultrasonda anormallik görülmesi
  • İkiz gebeliklerde risk olması
  • Anne ve baba adayının bir hastalık için taşıyıcı olması
  • Ailenin önceki gebeliğinde down sendromu olması
  • Aile isteği
  • Ailenin önceki bebeğinde tanı konulmuş bir hastalık varlığı

Bu sayılanlar ilk akla gelen ve sık karşılaşılan durumlardır, artırmak mümkündür. 

Amniyosentez: amniosentez kaçıncı haftada yapılmalıdır?

Günümüzde bu işlem için en çok tercih edilen hafta gebeliğin 16-18. haftaları arasıdır. Daha erken yapılması gebeliği olumsuz etkiler. Ancak daha ileri haftalarda da yapılabilmektedir. 

Amniyosentez: amniyosentez:  nasıl yapılır?

Hasta muayene masasına sırt üstü uzanır ve karın bölgesi göğüslerin altına kadar açılır. Bu işlemden sonra bebeğin kalp atışlarını görmek, bebeğin eşinin yerleşim yerini görmek ve iğnenin batırılacağı yeri tespit etmek amacı ile ultrasonografi yapılır. Burada karar vermede tecrübe son derece önemlidir. Amnioyosentez sonrası düşükler sıklıkla zor geçen (zor olan veya ilk girişte alınamayan işlemler) işlemlerden sonra ortaya çıktığı unutulmamalıdır. İşlemin doğasında zaten var olan düşük riski, bu gibi durumlarda daha fazla artmaktadır. Bu nedenle mutlaka bu konuda tecrübeli bir perinatoloji uzmanı tarafından yapılmalıdır. 

Amniyosentez: amniyosentez durumunda düşük riski ne kadardır?

Eski yıllara göre işleme bağlı düşük oranı çok daha düşüktür. Günümüzde bu oran her 1000 işlemden birinde düşük görülmesidir. 

Ancak işlem sonrası lekelenme veya su gelmesi olabilmektedir. Bunlar genellikle gebelik kaybına yol açan durumlar değildir. Ancak takip edilmelidir. 

Ancak şu nokta unutulmamalıdır. İşlem, zaten bir riski olan gebeliğe yapılmaktadır. Yani zaten o gebelik kaybedilebilme riski olan bir durumdur. Bu nedenle işlem sonrası bebek kaybı olduğunda bunun işlemden mi ya da zaten kaybedilecek olan bebeğin kaybı mı tam anlaşılamaz. Ancak işlemden sonra olduğu için sıklıkla işleme bağlanır. 

İşlem sırasında düşük riskini artıran durumlar;

  • Birden fazla giriş yapılmak zorunda kalınması
  • İşlem sırasında hastanın hareket etmesi
  • İşlem sırasında gerekenden uzun süre iğnenin içeride tutulması
  • İşlem sırasında bebeğin zarının çadır yapması, yani rahimden ayrılması
  • İşlem sırasında kullanılan iğnenin kalitesi ve çapı
  • Anne adayının stresinin yüksek olması
  • Bebeğin ağır anomalili olması
  • Normalden fazla sıvı alınması
  • İşlem sırasında kanama olması
  • Alınan sıvının zaten kanamalı olması veya renginin koyu olması

Görüldüğü gibi amniyosentez: amniyosentez zaten doğasında risk olan bir işlemdir. Gerekmedikçe yapılmamalıdır. 

Aile bu riskleri bilmeli ve kendi rızaları ile bu işleme geçilmelidir. İşlem öncesi ailenin aydınlatılmış onam formunu okuması sağlanmalı ve imzalatılarak rızaları alınmalıdır. 

Amniosentez:amniyosentez işleminde basamaklar nelerdir?

  • Hasta hazırlanması
  • İşlem öncesi antibiyotik yapılması ( hekim tercihine bağlı )
  • Anestezi yapılması ( hekim tercihine bağlı )
  • Ultrason incelemesi
  • İğnenin gireceği yerin belirlenmesi
  • İğnenin gireceği yerin yeterli cilt temizliği
  • İçeri giren iğnenin yerini doğrulu ve içeride olduğunun sıvı çekilerek teyit edilmesi
  • Bebeğin haftasına göre sıvı çekilmesi
  • İşleme son verilmesi

Bebekten sıvı alınınca bebek susuz kalır mı?

Alınan sıvıyı bebek kısa zamanda yeniden üretir bu nedenle bebeğin suyu azaldı diye endişe edilmez. Ancak bazen alacak sıvı olmayabilir, bu durumda dışarıdan sıvı verilir ve verilen sıvı geri alınır. Bu işlem çok daha zor ve tecrübe isteyen bir durumdur.

Amniosentez:amniyosentez sırasında ağrı olacak mı?

Amniyosentez genelde ağrısız bir işlemdir ancak iğne ciltten geçerken bazen ağrı hissedilebilir. Ancak bu şiddetli bir ağrı değildir. 

Amniosentez: amniyosentez işlemi sırasında kötü senaryoda neler var?

  • İğnenin yanlışlıkla anne barsak yapısının içine girmesi, iğnenin anne idrar torbası içerisine girmesi
  • İğnenin anne rahim damarına rast gelmesi
  • İğne nedeni ile hem anne hem de bebeğin mikrop kapması
  • İğnenin bebeğin hayati organlarına zarar vermesi
  • İkiz gebeliklerde yanlışlıkla diğer keseye girilmesi

Amnion sıvısı genetik merkezine nasıl götürülmeli?

Bu çok önemli bir konudur. Zira uygun olmayan koşullarda götürülür ise bu işlem başarısızlıkla sonuçlanacaktır.

Alınan amnion sıvısı güneş ışığından saklanmalı, soğuk olmayan bir koşulda muhafaza edilmeli ve en kısa zamanda incelemenin yapılacağı laboratuvara götürülmeli.

Başarılı bir amniosentez nasıl olmalı?

  • Tam bir gereklilik varsa yapılmalı. 
  • İşlemin yapıldığı yer genetik inceleme yapılan yere yakın olmalı ve sıvıyı götürecek kurye hazır olmalı. 
  • Tecrübeli doktor ve personel işlemde bulunmalı.
  • Mümkünse tek bir girişte yapılmalı (çok kilolu hastalarda bazen iğne görülmeyebilir ve birkaç giriş gerekli olabilir.
  • Ancak normal kilodaki bir gebelikte tek giriş ile işlem bitirilmelidir.
  • İdrar torbası ve barsaklardan kaçınılmalı.
  • Bebeğin eşinden geçilmemeye çalışılmalı.
  • Bebeğin başından uzak yerden girilmeye çalışılmalı.
  • İşlem sırasında doktor iğneyi kesinlikle sağa sola oynatmamalı ve sıvıyı çeken diğer kişiye karşı iğneyi çok sıkı tutmalıdır.
  • İşlem öncesi annenin karnının temizliğine gereken önem gösterilmeli.
  • İğnenin ucu hastanın karnından girilecek yer dışında hiçbir yere değmemeli. Eğer bu meydana gelmiş ise derhal yeni iğne açılmalı.
  • Kan uyuşmazlığı varsa işlem sonrası ilk 72 saat içerisinde uyuşmazlık önleyici iğne yapılmalı. 
  • İşlem sonrası anne adayı kendisini iyi hissettiği zaman kalkmalı. 
  • İşlemin olduğu gün raporlu olmalı veya evde dinlenmeli.
  • İşlem sonrası herhangi bir anormallik olduğunda derhal amniyosentez işlemini yapan doktoruna ulaşarak durumunu anlatmalı.
  • Hasta sonucun ne zaman çıkacağı konusunda bilgilendirilmeli. 
  • Erken sonuç çıkar çıkmaz hasta aranmalı ve sonuç bildirilmelidir. Çünkü amniosentez yapılan hastalar stres katsayısı çok yüksek hastalardır.

Amniosentez:amniyosentez sonrası genetik inceleme neleri içerir?

Amniyon sıvısı bebeğe ait canlı hücreler içerir. Ek olarak hücreler bebeğin hemen bütün organlarından dökülen hücrelerdir. Bu nedenle bebeğin tüm vücudunu neredeyse örneklemektedir. Bu özelliği ile amniyosentez, bebek eşinden alınan parça testine ( koryon villus biyopsisi ) üstündür.

Alınan sıvı laboratuvar da ayrıştırıldıktan sonra hücreler kültür ortamında çoğaltılır ve elde edilen hücrelerden istenilen genetik inceleme yapılır.

Sonuç ne zaman çıkar?

Amniyosentezin sonuçları iki farklı şekilde değerlendirilebilir. İlk planda florasan teknik ile ( FISH ) hücrelerin belirli genetik yapısı incelenir. 

  • Erken sonuç: Bu teknik ile en çok karşılaşıla trizomi 21-18-13 ve seks kromozom anomalileri ilk planda araştırılır. FISH 2-3 gün içinde sonuçlanır. Bu erken sonuç sınırlı bilgi verir. Diğer sonuçları beklemek gerekir.
  • Kültür sonucu: Tüm kromozomların sayısal incelemesi kültür sonrası elde edilir. Süresi değişmekle birlikte genelde 10-15 gün içerisinde sonuçlanır.
  • Mikroarray inceleme: İstenir ise bu incelemede 10-15 gün içerisinde sonuçlanır.
  • Tüm kromozom ayrıntılı inceleme ( WES): Bu inceleme daha uzun sürmektedir, istenir ise bir ay içerisinde sonuçlanmaktadır. Ancak bazen sonuçlanma süresi çok daha uzun süre alabilmektedir. 
  • Tek gen hastalıkları: İstenir ise 10-15 gün içerisinde sonuçlanmaktadır. 

Amniosentez, bebekten su alma işlemi sırasında olabilen olumsuzluklar nelerdir?

Amnion mayisine kan karışması: Bu durumda kültürde üreme olasılığı azalmaktadır. Üreme olmayıncada işlem başarısız olmaktadır. Bu nedenle olabildiğince kanamasız bir işlem yapılmalıdır.

Tek girişte suyun alınamaması: Her iğne girişi düşük ve enfeksiyon riskini artıran bir durumdur. Bu nedenle tek bir giriş yapılmaya çalışılmalıdır.

Bebeğin eşinden geçmek zorunda kalınması: Bazen bebeğin eşi iğnenin giriş yerinin önünde yerleşir. Bu durumda plasentadan geçilmek zorunda kalınır. Eğer kanama çok fazla olursa bebeğin düşük riski çok daha fazla artar. Doktorunuz bu işlemden size bahsetmeli ve bilgi vermelidir. Başka bir alan yok ise, mecburan bu bölgeden dikkatli bir şekilde geçilmelidir.

Sıvını uygun olmayan koşullarda laboratuvara götürülmesi: Bebeğin suyu alındıktan sonra en kısa zamanda ve güneş ışığından korunarak inceleme yapılacak yere götürülmelidir. Bu koşullara uyulmaz ise kültürde üreme olmayabilir.

Amnion kültürünün yapılamaması ne demek?

Bu durumun çok sayıda nedeni vardır. Alınan sıvının kanlı olması veya enfekte olması olması en sık nedenidir. Ancak bazen hiçbir neden de bulunamayabilir. İşlem başarısız olur ve hastaya rapor verilemez. Görülme oranı %0.1 dir. 

Amniosentez işlemi sırasında neler olabilir?

Dünyada her yıl milyonlarca anne adayı değişik nedenlerle amniosentez işlemine tabi tutulmaktadır.

Eski yıllarda yapılan amniosentezlerden sonra enfeksiyon ve düşük riski yüksek iken günümüzde bu riskler minimuma inmiştir. Ancak tüm invaziv girişimlerde olduğu gibi amniyosentezde de bazı riskler vardır.

Bu riskler şunlardır:

Düşük olması: Amniyosentez sonrası düşük riski anne adaylarını en çok endişelendiren konudur. Günümüzde  amniyosenteze bağlı düşük riski son derece azdır. Eski yıllarda ortalama amniyosenteze bağlı düşük riski 200-400 işlemde 1’dir.

Ancak günümüzde bu oran 1000 gebelikte 1’e kadar inmiştir. 

Enfeksiyon riski: Amniyosentez sonrası enfeksiyon olma riski 1000 işlemde 1’den azdır. Steril şartların sağlanması sonrasında enfeksiyon gelişme riski son derece azalmıştır.

Vajenden bebeğin suyunun gelmesi: Yaklaşık %1 olguda  vajinal sıvı gelebilir. Sıvı kaçağının yeri iğnenin giriş deliğidir. Bu nedenle normalde suyu gelen gebeler gibi değildir. Sıklıkla bir iki gün içerisinde durur. Bu dönemde hastanede yatılabilir, gözlem altında kalınabilir. Amniyon zarı 1-2 gün içinde iyileşir ve sıvı kaçağı kaybolur.

Su kesesinin açılması: Çok nadir karşılaşılır. Ancak bu durumda sıklıkla gebeliğin sonlandırılmasına gidilmektedir.

Ani bebek ölümü: Çok nadir olsa da gerçekleşebilir.

Annenin enfeksiyonu: Bu durum son derece risklidir. Anne hayatını tehdit eden enfeksiyon gelişebilir.

Ancak son derece nadir bir durumdur ve muhtemelen annede işlem öncesi bir zemin olması söz konusudur.

Suyun alınamaması: Bazen aminon zarı iğnenin girişine izin vermez ve esner. Bu durumda zorlanmamalı ve işlem birkaç gün sonra tekrar edilmelidir.

Bebeğe iğne batması: İşlem ultrasonografi ile beraber yapıldığından son derece nadir olarak bu durumla karşılaşılır.

Hafif bir batma ise bebekte kalıcı bir hasar neden olmaz. Ancak yine de bu durumun olmaması için elimizden gelen gayreti göstermeliyiz.

Annenin barsaklarında delinme: Bu durum ultrasonografinin iyi kullanılması ile engellenebilir. Son derece nadir bir durumdur. Ancak yine de olabilir. İşlem öncesi iğneyi batıracağımız yeri çok iyi ve dikkatli seçmemiz gerekmektedir.

İşlemin tekrar yapılması: Alınan sıvı miktar olarak yetersiz ise ya da çok kanlı ise birkaç hafta sonra işlem

Amniosentez öncesi aspirin veya kan sulandırıcı ilaçlar kesilmeli mi?

Düşük doz aspirin veya yaygınca kullanılan düşük molekül ağrılıklı heparin türevlerinin işlem öncesi kesilmesine gerek yoktur. Ancak hasta yüksek doz heparin alıyor ise işlem günü kullanmaması önerilmektedir. 

Hepatit B-C veya HIV taşıyıcı olan annede amniyosentez yapılır mı?

Evet, yapılabilir. Bu hastalıkları taşıyan anne adaylarında işlem ile bebeğe bulaş viral yüke göre değişmektedir. Sıklıkla ihmal edilebilir düzeydedir ve ek önlem alınmaya çalışılmaz. 

İstanbul anadolu yakasında amniyosentez yapan merkezler

İstanbul, ülkemizin en yüksek nüfusa sahip ilidir. Aslında istanbul anadolu yakası ve avrupa yakasının toplamı çoğu Avrupa ülkesinden daha fazla nüfusa sahip bir ilidir. Aslında büyüklük olarak ülkenin en büyük ili olmasada, nüfus olarak yoğun olan olan istanbul, anadolu yakası ve avrupa yakası olarak ikiye ayrılmaktadır. Ulaşım zorluğu ve yoğunluk nedeni ile belirli alanlar birbirinden ayrılmakta ve hem hasta hem de doktor yoğunluğu açısından birbirinden ayrı merkezler oluşmaktadır. Sınırlı sayıda yetişmiş riskli gebelik uzmanı bulunması nedeni ile bu merkezler ve doktorlar ise belirli yerlerde toplanmaktadır.

Amniyosentez gibi riskli bir işlemin, anadolu yakasında yapan sınırlı sayıda merkez bulunmaktadır. Bu işlemi, riskli bir işlem olması nedeni ile riskli gebelik uzmanları ( perinatolog ) yapmaktadır. Anadolu yakasında özel muayenehane, hastane ve merkezlerde Perinatoloji uzmanları çalışan yerler bulunmaktadır. Anadolu yakasında Perinatoloji merkezi ve uzmanı olarak hizmet veren merkezimizde amniyosentez gerektiğinde uygun hastaya yapılmaktadır.

Amniosentez bebekten su veya sıvı alma işleminin ücreti, fiyatı nedir? 

Bu işlemin fiyatını belirleyen çok sayıda faktör bulunmaktadır. Bunlar;

  • Perinatoloji uzmanı
  • Genetik uzmanı
  • Biyolog
  • Kullanılan iğnenin kalitesi
  • Kullanılan ekipman
  • Laboratuvar

Son yazılar

Kategoriler
Gebelik Dönemi Perinatoloji Bölümü Riskli gebelikler

Bebeğin kalp atışının durması

Bebeğin kalp atışının durması – Anne karnında bebek ölümü

Anne karnında bebeğin kap atışı 5. ile 6. gebelik haftasında görülür ve duyulur hale gelir.

Bebeğin kalp atışının görülmesi çok büyük bir gelişmedir. Çünkü bu aşamadan sonra bebek kaybı oranı çok azalır. Ancak maalesef. ilk üç ay içersinde bu risk devam etmektedir.

İlk üç ay sağlıksız bebeklerin düştüğü düşük ayları olarak bilinir. 

Bu konuda, bebek kalp atışı duyulmuş bir gebelikte daha sonraki kontrolde bebeğin kalp atışının kaybolmasından bahsedeceğiz.

Bebek kalp atışı kaybolması neden olur?

Bu durumun en sık nedeni kromozomal anomali olmasıdır. Yani aslında güzel bir şey olmuştur ve sağlıklı olmayan bir bebek erken dönemde kalp atışı durarak ölmüştür.

Ancak anne adayı bu duruma çok üzülür. Anlatılanları hiç dinlemez ve bir geçici depresyona girer. Anne adayına her açıdan destek olmak gerekir.

Kanama olmadan bebek kalp atışı durur mu?

Evet, maalesef zaten sıklıkla oluş şekli budur. Yani anne adayı kontrole gelir ve yapılan ultrasonografide bebeğin kalp atışının durduğu saptanır. 

Bebeğin kalp atışı kaybolduysa ne yapılmalı?

Size tavsiyem bu durumu bir diğer uzman hekim muayenesi ile doğrulayın. Maalesef bazen hata olabiliyor. Üstten yapılan ultrasonlar yanlış sonuç verebiliyor. Bu nedenle bebeğinizin kalp atışı durdu denildi ise, bir diğer gözün bakmasında ve vajinal ultrasonografi yapılmasında fayda vardır. 

Ölmüş bebeği olan anneye kürtaj

Bebek kalp atışı durmuş ve bundan emin isek artık anneyi bu durumdan kurtarmak gereklidir. Bu durum farklı şekillerde çözülebilir.

  • En sık başvurulan yöntem kürtaj diye bilinen anne rahminin bir alet yardımı ile temizlenmesidir. 
  • Bir diğer yol ise ilaç ile düşük yaptırılmasıdır.

Burada hangi yolun daha uygun olduğuna uzman hekim karar vermelidir. Lütfen siz evde kendi başınıza bu yola başvurmayınız. 

Bebek kalp atışı durdu ise kürtajı ne zaman yapılmalı?

Bu durum kesin ise artık beklemenin bir anlamı yoktur. Artık uygun bir yerde anestezi alarak kürtaj ile bu durumdan kurtulmalıdır. 

Bu noktada size müdahale edecek uzmanı iyi seçmenizi öneririm. Çünkü bu işlem sırasında yapılacak bir hata kadının ömür boyu hem cinsel hayatını hem de bebek sahibi olmasını bozabilir. 

Kürtaj materyalinin patolojik incelemesi ne anlama gelir?

Gebeliğin kürtaj ile boşaltılması sonrasında ailenin isteyebileceği iki araştırma vardır. Bunlar;

  • Patolojik inceleme
  • Genetik inceleme

Kürtaj materyalinin patolojik incelemesi hangi konular hakkında bilgi verebilir?

Alınan dokunun incelemesi ile gebeliğin normal bir gebelik olarak mı başladığı veya halk arasında üzüm gebeliği olarak bilinen molar gebelik şeklinde ( sağlıksız bir gebelik şekli ) başladığı hakkında bilgi verir. Ancak molar gebelikler son derece nadirdir. Bu nedenle patolojik inceleme sonucunda sıklıkla sadece gebelik rapor edilir. Ancak bu gebeliğin kaybı noktasında bir bilgi vermez.

Genetik inceleme hangi konular hakkında bilgi verebilir?

Bebek kaybının en sık nedeni olan kromozom bozukluğunun bebekte olup olmadığı hakkında en net bilgiyi veren incelemedir.

Genetik inceleme hem pahalı hem de zahmetli bir yöntem olması nedeniyle ilk düşükte rutin istenilmez.

Ancak aile, böyle bir inceleme hakkının olduğunu bilmeli ve anne ve baba adayı bu konuda kararı kendisi vermelidir.

Genetik inceleme ile, kalp atışı duran gebeliğin kromozom yapısı, herhangi bir anormallik içerip içermediği hakkında bilgi alınır. Rutinde cinsiyeti söylenmez ancak aile isteği ile genetik uzmanından bu bilgi alınabilir.

Diğer yazılar

Kategoriler
Perinatoloji Bölümü Riskli gebelikler

Bebeğin eşinde kanama olması ( düşük riski )

Gebeliğin ilk üç ayında kanama olması

Rahim içerisinde bulunan bebek, bazı hücreleri ile anneye tutunmaya çalışır.  Bu tutunmayı sağlayan yapıya bebeğin eşi, tıbbi adı ile plasenta denir. 

İşte bu bebeğin eşi ile anne dokusu arasında bazen kanama olur. Bu duruma düşük riski veya tıbbi adı işe abortus imminens denir.

Bu kanama bazen az bazende fazla olur.

  • Kanamanın az olması durumunda düşük tehdidi yaşanır ancak düşük olmaz. 
  • Bazende kanama normalden fazla olur ve bebeğin kaybedilmesine ( düşük: abort ) yol açar.
  • Düşüklerin bir çok tipi vardır ( kanamalı düşük, boş gebelikler, kalp atışı durmuş ( missed ) gebelikler gibi…)

Anne ile bebek arasında meydana gelen kanama düşük riskine yol açmaktadır. Kanamanın miktarı ve nedeni gebeliğin akıbetini belirleyecektir.

Resimde, gebelik kesesinin yakınıda bulunan kanama alanı gösterilmektedir. Kanamanın miktarı, yeri ve oluşma hızı gebeliğin akıbetini belirleyecektir.

Kanama olmadan düşük olur mu?

Kanama bazen vajenden dışarı çıkar ve hasta bunu farkeden, bazende kanama içeride kalır ve vajinal kanama olmayacağı için fark edilmez.

Yani düşük riski olan hastada her zaman vajinal kanama olmak zorunda değildir.

Kanamaya sıklıkla ağrı eşlik eder. Bazende ağrı olmayabilir. 

Görüldüğü gibi bebeğin düşmesine neden olabilen bu kanamalar bazen hemen fark edilir, bazen de kontrol ultrason incelemesinde saptanır. Bu nedenle gebeliğin erken hafalarında sık ultrason kontrolleri son derece önemlidir.

Burada önemli olan bebeğin eşinde meydana gelen kanamanın miktarı ve olduğu yerdir. Muayeneyi yapan uzman hekim bu noktalara dikkat etmelidir.

Subkoryonik hematom ne demek?

Anne karnında, bebek ile anne arasında kanama meydana geldiğinde, bu kanamanın yerine göre isimler verilir. Bu tanımların en sık kullanılanları;

  • Subamniyotik
  • Subkoryonik
  • Retroplasental

Subkoryonik kanama en sık görüleni ikeni retroplasental kanama en riskli olanıdır. Kanamanın yeri kadar, miktarınında önemli olduğu unutulmamalıdır.

Bu nedenle hangi kanama ne öneme sahip, hangisinde düşük riski daha fazla hangisinde daha az gibi soruları, siz muayene eden uzman hekime sorarak öğrenebilirsiniz.

Bebeğin eşinde kanama neden olur?

  • Anormallik barındıran bebeklerde olur
  • Kromozom anomalisi olan bebeklerde olur
  • Tansiyonu yüksek anne adaylarında olur
  • Yere düşmüş veya karnına herhangi bir travma almış gebede olur
  • Daha önce düşük geçirmiş kadınlarda daha sık olur
  • Miyomu olan gebelerde olur
  • Kan pıhtılaşma bozukluğu olan gebelerde olur
  • Rahim içi yapışıklığı olan gebelerde olur
  • Rahim anomalisi taşıyan anne adaylarında olur
  • 35 yaş üstü anne adaylarında olur

Bunlar en sık karşılaştığımız nedenlerdir. Ancak bahsedilmeyen başka nedenlerde vardır. 

Kalp atışı durmuş gebelikler

Bazen bebekler anne karnında hayatlarına devam ederken herhangi bir nedenle kalp atışlarını kaybederler. Bu durumda kalp atışı duran gebelik bir süre sonra kanama ile düşmeye çalışır ve genellikle kendisi düşür. Ancak bazende doktor tarafından muayenede bulunur ve kürtaj ile alınırlar.

Kalp atışının kendiliğinden durması bebeğin ciddi bir anomali içerdiğin düşündürmektedir. Genetik inceleme yapılması ve mevcut durumun öğrenilmesi sonraki gebeliklerin takibinde son derece önemlidir.

Anembriyonik veya boş gebelik ne demek?

Gebelik kesesinin belirli bir haftaya ulaşması, ancak bebeğin görülmemesi anormal bir durumdur. Tıbbi ismi anembriyonik gebelik olan bu durum, halk arasında boş gebelik olarak bilinmektedir.

Aslında bu da bir tür gebelik kaybıdır yani düşüktür. Ancak gebeliğin kesesinin büyümesine karşın, bebek gelişimi olmamaktadır. Bu durum hem doktor hem de ailenin kafasını karıştırır. Anembriyonik veya boş gebelik denilmesinin nedeni bebeğin görülmemesidir.

Sıklıkla boş gebelikler ( anembriyonik ) takip edilir ve bebeğin görülmesi beklenir ancak bebek görülmez, çünkü çok erken aşamada aslında gelişimini durdurmuştur.

Boş gebelik ( anembriyonik gebelik ) durumunda ailenin ikna edilip, gebeliğin kürtaj veya ilaç ile alınması gerekmektedir.

Boş gebelikler sıklıkla ağır kromozom anomalisi barındıran gebeliklerde görülür. Örneğin trizomi 16-trizomi 8 trizomi 9 gidi, bunlar hayatla bağdaşmayan gebeliklerdir. Bebek gelişimi hiç olmaz ve gebelik kaybedilir.

Kanama her zaman bebeğin eşinde mi olur?

Hayır, bu nedenle ultrason muayenesi ve vajinal muayene çok önemlidir. Bazen kanama rahim ağzında bulunan bir yaradan veya polip denilen anormal gelişmiş dokudan olabilir. Kanamanın bebeğin eşinden olmaması, anne ve bebek için güzel haberdir. 

Alttan muayene düşüne neden olur mu?

Bu bir yanlış inanıştır. Vajinal muayene kesinlikle düşüğe neden olmaz. Ancak gebeliğin erken haftalarında meydana gelen kanamalar, ardından düştüğü getirme riski olan durumlardır. Bu arada alttan muayene rutin olarak yapılmaktadır. Sonrasında düşük olunca, aile düşük nedeni olarak bu muayeneyi sebeb görür. Bu durum tabi ki yanlıştır. 

Bebeğin eşinde kanama olmasının tedavi nedir?

Maalesef kesin bir tedavisi yoktur. Ancak bazı yaklaşımlar yani denenen tedaviler vardır. 

Progesteron bebeğin eşindeki kanamayı durdurur mu?

Maalesef hayır. Ancak bazı çalışmalarda daha fazla büyümesini azalttığı saptanmıştır. Bu bilgi çok kesin değildir. Bu nedenle bu ilaç yüzde yüz başarılı değildir. Ancak kullanılır. 

Yatak istirahati düştüğü engeller mi?

Bu sorunun cevabı kısmen evet. Cevabın kısmen olmasının nedeni, kanamanın nedeninin tam olarak bilinememesinden gelmektedir. 

  • Yani kanama bebek anormalliği neden ile oluyorsa, yatak istirahati bir fayda getirmeyecektir. 
  • Ancak kanama bir travmaya veya rahim anomalisine bağlı ise, istirahat kısmen faydalı olacaktır. 
Kategoriler
Ayrıntılı ultrasonografisi Perinatoloji Bölümü

Bebeğin sırt kemiklerinde açıklık olması ( spina bifida )

Bebeğin Sırt Kemiklerinde Açıklık (Spina Bifida-Nöral tüp defekti ( NTD)

Anne karnında gelişimin 19-23. Günlerinde bebeklerin sırt bölgesinde bulunan yapılar orta hatta birbirine temas ederek birleşirler.

Ancak bazen bu birleşme olmaz ve bu durumda açıklık kalır. Tıbbi ismi spina bifida olan bu hastalığın farklı formları bulunmaktadır. 

Bu bölümde spina bifida denilen bebeğin sırt kemiklerinde açıklık ile seyreden bir grup hastalık hakkında ayrıntılı bilgi bulabileceksiniz. 

Konunu daha kolay anlaşılabilmesi için SORU-CEVAP şeklinde bir anlatım yolunu seçtim.

Bebeğin sırt kemiklerinde açıklık (Spina Bifida-Nöral tüp defekti ( NTD)) hangi gebelikte görülür?

En önemli risk faktörü ailenin önceki gebeliklerinde aynı sorun ile karşılaşmış olmasıdır. Aile hikayesi olan ailelerin detaylı araştırılması ve gebelik öncesi tekrar değerlendirilmesi gerekmektedir. 

Ek vitamin kullanımı ve alınabilecek önlemler konusunda bu grup hastanın perinatlojik( riskli gebelik uzmanı ) muayenesi gerekmektedir. 

Diğer risk faktörleri:

  • Aile hikayesi
  • Şeker hastalığı olan anne adayı
  • Kilolu anne adayı
  • Ateşli hastalık geçirmiş anne adayı
  • Folik asit eksikliği
  • Epilepsi (sara ) hastalığı olan anne adayı
  • Genetik anomalili gebeliği olan anne adayı
  • MTHFR denilen pıhtılaşma bozukluğu olması
  • Kız bebek olması
  • Belirli ırk veya coğrafik bölgede yaşama

20. gebelik haftasında, sırt kemiklerinde açıklık olan bebeğin görüntüsü. Bebekte ek anormalliklerde bulunmaktadır. Ayaklarında görülen içe yönelik eğiklikte görülmektedir.

Özellikle en sık görülen yer olması nedeni ile bel bölgesi öne çıkmaktadır. Resimde sırt bölgesinde, kesesi intakt görülen bir Spina Bifida hastasının görüntüsü. Beyin cerrahisinin uzun bir ameliyatı ile bu kese açılarak sırt bölgesi kapatılmaya çalışılmaktadır.

Bebeğin sırt kemiklerinde açıklık (Spina Bifida-Nöral tüp defekti ( NTD)) hangi haftada görülür?

Anne karnında bulunan bebeklerin belirli haftalarda ayrıntılı incelenmesi sırasında bu durum saptanabilir.

En erken 11-14. Hafta arasında tanınır iken, sıklıkla tanısı 18-22 hafta arasında tanınmaktadır.  Ancak bazen daha ileri gebelik haftalarında da tanınabilir.

Bebeğin sırt kemiklerinde açıklığın (spina bifida-nöral tüp defekti ( NTD)) yerine ve boyutuna göre değişmektedir. 

Büyük defekt olan gebeliklerde tanı kolaylıkla konulur iken, küçük delikler bazen anne karnında görülemeyebilir

12 Hafta gebelik

Detaylı ultrason görüntüsü

20 Hafta gebelik

Detaylı ultrason görüntüsü

AFP nedir? Bebeğin sırt kemiklerinde açıklık (Spina Bifida-Nöral tüp defekti ( NTD) olan Gebeliklerde nasıl kullanılır?

AFP ( alfa fetoprotein), anne karnında bulunan bebekte belirli haftaya kadar yükselmekte, daha sonra düşmektedir ve doğum ile beraber sentezi durur. Doğumdan sonra sentezlenmez.

Ancak bu hormon anne kanında gebelik boyunca sürekli artış gösterir.  Normalde gebelikte 16-20. Haftalar arasında anne kanından ölçülür ve değerlendirilir. 

AFP yüksekliği ne demek?

AFP, yüksekliğinin çok sayıda nedeni vardır. Bu nedenler içerisinde en başta bebeğin sırt kemiklerindeki açıklık yer alır. Bu nedenle AFP değeri 2 MoM üzerinde olan gebeliklerde ayrıntılı ultrasonografi yaparak bebeğin sırt kemiklerinin incelenmesi gerekmektedir. 

AFP yüksekliği başka hangi durumlarda olur?

AFP yüksekliği çok farklı nedenlerden dolayı da olabilir. Bu nedenler içerisinde bebeğin eşinde kanama olması bir diğer önemli nedendir. Bu nedenle AFP değeri yüksek çıkan veya risk çıkan gebelikler detaylı ultrasonografi ile incelenmelidir. 

AFP düşüklüğü ne demektir?

AFP yüksekliği kadar düşüklüğü de önemlidir. AFP denen hormonun normalden düşük olması da down sendromunun olasılığı riskini artıran bir durumdur. Bu nedenle AFP değeri düşük olan gebeliklerde bu açıdan tekrar detaylı ultrasonografi ile incelenmelidir. AFP düşüklüğünün down (trizomi 21) dışında diğer bazı nedenlerden dolayı da düşük çıkabilir. 

AFP Nasıl ölçülür?

AFP  bir hormondur, normalde üçlü veya dörtlü test içerisinde normalde ölçülür. Ancak tek başına da ölçülebilir. Test ölçümü için açlık veya tokluğa gerek yoktur, herhangi bir dönemde 

AFP Ne zaman ölçülür?

16-20. haftalar arası normalde ölçümün olduğu haftalardır. Ancak daha erken veya daha geç dönemde de bakılabilir. 

Nöral tüp defekti olan bebeklerin doğum şekilleri sezaryendir. Defektin olduğu yer korunmaya çalışılır ve hemen uygun şartlarda kapatılır.

AFP, halen nöral tüp defekti taramasında kullanılmaktadır. AFP artışı spina bifidayı düşündürürken, azalması down sendromunu düşündürür. Ancak günümüzde, spina bifida dört boyutlu ultrason ile detaylı ultrason incelemesi ile taranmaktadır.

Sırt kemikleri açık bebeklerde AFP Her zaman yüksek çıkar mı?

Sırt kemiklerinde açıklık olan bebeklerde hastalığın seviyesine göre kan değerleri değişmektedir. 

Spina bifida yani sırt kemiklerinde açıklık olan bebeklerde eğer cilt kapalı olur ise AFP anne kanında yükselmeyebilir ve normal çıkar. Bu nedenle bebeklerin ayrıntılı ultrasonografik incelemesi son derece önemlidir.

Ciltte açıklığı olan vakalarda ise AFP çok yüksek çıkacaktır ve bu durumda hemen ultrasonografik inceleme yapılarak tanıya gidilir.

Ultrason ile bebeğin sırt kemiklerindeki açıklık görülebilir mi?

Günümüzde ultrasonografik inceleme ile bebeklerin anne karnında sırt kemikleri muayenesi ve değerlendirilmesi yapılmaktadır. Yani AFP ölçmeden, sadece ultrason incelemesi ile bebeğin sırt kemiklerin incelenmektedir.

Ek olarak yine günümüzde son teknoloji ile geliştirilen 4 boyutlu ultrasonografi ile tüm sırt kemikleri 3 boyutlu olarak değerlendirilebilir. 

Sırt kemiklerinde açıklık olan gebeliklerde ultrasonda neler görülür?

Ultrasonun yapıldığı haftaya göre değişmekle birlikte farklı özel görüntüler barındırmaktadır. Bu gibi ultrason görüntülerinin tanınması, ultrason incelemesinde tecrübeli hekimler tarafından kolaylıkla olmaktadır.

  • Bu açıklık sıklıkla bel (lomber) bölgesinde görülür.
  • Bel omurgalarında şekil bozukluğu olur.
  • Bebeğin beyinciğinde şekil değişikli olur ( muz belirtisi ).
  • Bebeğin kafa içerisinde sıvı toplanması ( hidrosefali ).
  • Bebeğin kafasında çökme ( limon belirtisi).

Ancak bazen bu belirtiler bariz olur ve hemen görülür. Ancak bazende çok silik olur, tecrübeli bir göz bile göremeyebilir. Ayrıntılı ultrasonografi sırasında nadiren de olsa görülmeyebilir. Bu nedenle klinikte detaylı ultrasonun ileri gebelik haftalarında bir kez daha yapılması gerektiğini düşünmekte ve uygulamaktayım.

Sırt kemiklerinde açıklık (spina bifida)tipleri nelerdir?

Bebeğin sırt kemiklerinde açıklık olduğu durumların farklı tipleri vardır. Bunlar defektin düzeyine göre isimlendirilir.

  • Spina bifida okkülta: Bir grubunda sadece sırt kemiğinin arka kısmı yoktur ve bu alan cilt ile kaplıdır. Boşluğu yağ dokusu kaplar ve üzerinde kıllar ortaya çıkar. Bu duruma spina bifida okkülta denir. En sık olan formu budur. Bu durumun anne karnında tespiti son derece zordur. Çünkü defekt çok fazla değildir, defektin üstünü cilt örtmesi nedeniyle anne kanında AFP düzeyinde değişiklik olmaz. Ek olarak ultrasonda fazla belirgin buğu vermez.
  • Meningosel: Bu durumda sırt kemiklerinde değişik seviyelerde kemik ve cilt defekti vardır. Bu delikten dışarı beyin zarları çıkar. Bu zar kesesi içerisinde bebeğin beyin sıvısı bulunur. Bu durum sıklıkla anne karnında görülebilir.
  • Meningomyelosel: Bu durumda sırt kemiklerinde değişik seviyelerde kemik ve cilt defekti vardır. Bu delikten dışarı beyin zarları çıkar. Bu zar kesesi içerisinde bebeğin sinir dokusu da bulunmaktadır. Bu durum sıklıkla anne karnında görülebilir.

Sırt kemiklerinde açıklık olması durumunun farklı tipleri bulunmaktadır. Yukarıdaki resimde bu farklı tipler görülmektedir. En masum ve sık görülen tipinden, ileri seviyede olan tipleri görmektesiniz.

Sırt kemiklerinde açıklık olan bebeklerde, bu durumun nedenlerini gösteren güzel bir resim.

Bel kemiklerinde açıklık olması durumunda neler yapılmalı?

Bebeğin sırt kemiklerinde açıklık olduğunu duyan aile bu olaya çok üzülür ve psikolojik olarak yıkılır. 

Ancak bu gebelik hakkında herhangi bir şeye karar vermeden önce bunun tedavisi olan bir hastalık olduğunu bilmek gerekmektedir. Ancak karar sürecinde perinatoloji uzmanı tarafından gerekli olan işlemler yapılmalıdır. 

Bunlar:

Detaylı ultrasonografinin tekrarı.

  • Amniyosentez ve mikroarray inceleme.
  • Beyin cerrahisi ile görüşme
  • Fetal MR (gerekli görülür ise)
  • Anne karnında Açık ameliyat seçeneği hakkında bilgilendirme
  • Anne karnında Kapalı ameliyat seçeneği hakkında bilgilendirme
  • Gebeliğin tahliyesi seçeneği hakkında bilgilendirme
  • Gebeliğin devamı durumunda aileyi ve bebeği bekleyen ek olasılıklar hakkında bilgilendirme 
  • Doğum sonrası ameliyat seçeneği hakkında bilgilendirme.

Aile yukarıda anlattığım durumlar hakkında ayrıntılı bilgilenmeli ve gebelik hakkında ki son kararı anne ve baba vermelidir. 

Karar aşamasında, açıklığın olduğu seviye bu seviyenin özellikle bebeğin hayati fonksiyonlarını etkileyip etkilemediği gib çok sayıda kriter bulunmaktadır.

Spina bifida (bebeğin bel –sırt kemiklerinde açıklık) tekrar eder mi?

Bebeğin sırt kemiklerinde açıklık olması belirli durumda genetik olabilmektedir. Bu nedenle bu türden sakatlığı olan bir gebeliğiniz mevcut ise sonraki gebeliğe hamile kalmadan önce riskli gebelik uzmanı tarafından muayene olunması, gerek görülür ise ek inceleme yapılması gerekmektedir.

Gebelik öncesi alınabilecek önlemler bulunmaktadır. Bu konu hakkında hekimine başvurmanızı öneririm.

Kategoriler
Ayrıntılı ultrasonografisi Perinatoloji Bölümü Tarama testleri

İlk detaylı ultrason ( 11-14 hafta ultrasonu)

11-14 Hafta detaylı ultrasonografik inceleme

Günümüzde, normal gebelik takibi sırasında, gebeliğin iki önemli haftasında, bebeğin durumunu değerlendirmek ve olası hastalığı olan bebekleri saptamak amaçlı detaylı ultrasonografik inceleme yapılmaktadır. 

Bunlar;

  • 11-14 hafta ultrasongrafik detaylı inceleme
  • 18-22 Hafta ultrasonografik detaylı İnceleme

Bu bölümde gebeliğin 11-14. Hafta arasında yapılan ilk detaylı ultrasonografik incelemesi hakkında ayrıntılı bilgi bulabileceksiniz.

Konunun anlaşılabilir olması için SORU-CEVAP şeklinde kurgulanmıştır.

Bu ultrasonografi incelemesi her gebelikte yapılmak zorunda mıdır?

Evet, bebeği hakkında ayrıntılı bilgi sahibi olmak isteyen anne ve baba adayları bu incelemeyi istemektedir. Her aile bu incelemeyi istemeyebilir. Bu nedenle gebeliğin 12. haftasında detaylı ultrason incelemesi yapılmalıdır.

12 Hafta gebelik

Detaylı ultrason görüntüsü

20 Hafta gebelik

Detaylı ultrason görüntüsü

11-14. haftada detaylı ultrasonografi yapılmasının önemi nedir?

Bu haftaların, ultrason ile değerlendirme için özel olmasının çok sayıda nedeni vardır.

Bu nedenlerden bazıları;

  • Bebeğin beyin gelişiminde ciddi bir problem olması durumunda ilk bulgular görülür
  • Bebeğin kafatası kemiklerinin gelişiminin bozukluğunun ilk bulguları görülür
  • Hayat ile bağdaşmayan ciddi sakatlıklar ilk bulgularını bu haftada verir.

Yukarıda verilen ve hayat ile bağdaşmayan hastalıkların birisinin varlığında, aileye gebeliği sonlandırma şansı verilmekte ve ileri haftaya gelmeden yapılan küçük bir müdahale ile anne sağlığına yeniden ve kısa zaman sonra kazanabilmektedir. Bu nedenle son derece önemlidir.

Aşağıda verilen durumlar hakkında da İLK BULGULAR görülür. 

  • Belirli kromozom hastalıkları ilk bulgularını bu haftalarda verir.
  • Bebeğin karın ön duvarında olabilen ciddi rahatsızlık bu haftalarda ilk bulgusunu verir.
  • Bebeğin el kol ve ayaklarındaki ciddi rahatsızlıklar ilk bulgusunu verir.
  • Bebeğin idrar torbasının çıkışında bozukluk olması ilk bulgusunu verir.
  • Bebeğin sırt kemiklerindeki açıklık ilk bulgusunu verir.
  • Bazı kalp hastalıkları ilk bulgusunu verir.

Yukarında verilen durumların herhangi birisinin varlığında ise;

  • Aileye kesin tanı için yapılması gereken testler hakkında bilgi verilmekte,
  • İleri haftada ultrason incelemesinin bu alanda daha ayrıntılı yapılmasının sağlanmakta,
  • Nadirde olsa, anne karnında yapılabilen cerrahi seçeneklerinin aileye anlatılması gibi avantajlar sağlamaktadır.

Bu nedenle 11-14 hafta ultrasonografik incelemesi son derece önemlidir.

11-14 Hafta detaylı ultrasonografik incelemesini kim yapar?

Bu incelemeyi, özellikle bu konuda özel ilgisi ve tecrübesi olan kadın doğum uzmanları ile bu konuda eğitim almış olan riskli gebelik uzmanları (perinatoloji uzmanı) yapmaktadır. 

Bu incelemeyi kimin yapması konusunda esas olan; bu konuda tecrübeli bir uzman hekimin yapmasıdır. 

11-14. Haftada yapılan ultrason, ikili testi etkiler mi?

Evet etkiler. Çünkü bu kan testi, yani ikili testte risk hesaplaması bebeğin boyu, ense saydamlığının kalınlığı (NT) ve burun kemiğinin durumuna göre değişmektedir. Bu nedenle ultrasonografik incelemede olabilecek olan yanlış bir ölçüm, testi etkiler ve sonucun yanlış olmasına yol açabilecektir.

Anne kanında fetal DNA testi ( noninvaziv test ) yaptıranlarda bu ultrason incelemesini yapmalı mı?

Kesinlikle evet, yapılmalıdır. Çünkü anne kanında fetal DNA testi ile özel bazı kromozom anomalileri hakkında ayrıntılı bilgi sahibi olunabilir. Ancak ultrason ile görülen diğer bir grup hastalık hakkında bilgi vermemektedir. Bu nedenle eğer bebeğiniz hakkında ayrıntılı bilgi almak istiyorsanız bu incelemeyi yaptırınız.

11-14. Hafta detaylı ultrason incelemesi için açlık gerekir mi?

Hayır, tam tersine tok olmanın bazen avantajı bile olabilmektedir.

Bu ultrason incelemesi nasıl yapılır?

Normalde üstten yapılan bir ultrasonografik inceleme ile bu işlem tamamlanabilir. Ancak bazen üstten bazı görüntüleri elde etmek çok zor olmakta ve vajinal ultrasonografi ile değerlendirme tamamlanmaktadır. 

Bu nedenle doktorunuz sizden alttan ultrason yapılmasının gerekli olduğunu söyler ise lütfen bu muayeneye izin verin. Bu sayede bebeğinizin incelemesi tam olarak yapılabilecektir.

Bu ultrason incelemesi ne kadar sürer?

Normalde, bu inceleme 30 dakika ile 45 dakika sürebilmektedir. Daha kısa veya daha uzun olması çok olası değildir.

Detaylı ultrason incelemesi tekrar yapılır mı?

Evet yapılabilir. Ultrason incelemesi bebeğe zararı olmadığı kanıtlanmış bir inceleme şeklidir. Bu nedenle tekrar yapılabilir. 

11-14 hafta ultrasonografik incelemesi bebeğin cinsiyetini kesin söyler mi?

Hayır, özellikle bu haftada bebeğin cinsiyetinin kesinleştirilmesi çok yanlış olabilir. Bu nedenle bebeğinizin cinsiyetinin kesin olarak belirlenmesi için 4. Aydan  sonra yapılan ultrasonografi mümkün olmaktadır. 

12. haftada detaylı ultrason başka hangi konular hakkında bilgi verebilir?

Anne adayının gebeliğin 11-14 hafta arasında görülmesi ( ortalama 12. gebelik haftası ) sadece bebeğin incelemesi değildir. Anne ve bebeğin ileri hastalardaki olası hastalıkları hakkında bilgi sahibi olunabilir. Tecrübeli Perinatoloji uzmanı bazı ipuçlarını değerlendirebilir. Aşağıdaki hastalıklar hakkında bilgi alınabilir;

  • Gebelik zehirlenmesi ( preeklampsi ) hipertansiyon gelişim riski
  • Erken doğum riski
  • Gelişme geriliği riski
  • Gizli şeker hastalığı

Yukarıda verilen hastalıklar, gebeliğin 12. haftasında yapılan detaylı ultrason incelemesi ile erken dönemde tespit edilebilmektedir.

12. hafta detaylı ultrasondan sonra ne olacak?

Gebelik takibinde iki kez detaylı ultrason yapılır. İlki 12. haftada yapılır. Bu haftada sorun görülmeyen gebelik, ikinci detaylı ultrason ile 20. haftada tekrar değerlendirilir.

Gebeliğin 18-23. haftaları arasında yapılan ikinci detaylı ultrason incelemesi çok daha farklı bir incelemedir. Bu işlem hakkında ayrıntılı bilgi almak için detaylı ultrason makalesini okumanızı öneririz.

Kategoriler
Gebelik Dönemi Perinatoloji Bölümü Sezaryen Doğum

Normal ve riskli sezaryen

Anne ve bebek hayatı için sezaryen

Eski yıllara göre günümüzde sezaryen oranı hem gelişmiş dünyada hem de Türkiyede artmaktadır. Sezaryen oranındaki bu artışın çok sayıda nedeni vardır. Sezaryanın oranının artmasının nedenlerini sıralayacak olursak;

  • Anne ve bebek sağlığı için gereklilik durumlarının artması
  • Ailelerin 2 bebekten fazla istememesi
  • İleri yaşta gebeliklerin artması
  • Aşırı kilo alınan gebeliklerin artması
  • Tüp bebek gebeliklerinin artması
  • Gebelik zehirlenmesi
  • Kontrolsüz şeker hastalığı
  • Anne adayının aşırı doğum korkusu olması
  • Vajinismus hastalığı

Bunlar nedenlerin bir kısmıdır.

Gerektiğinde sezaryen hayat kurtarır!

Anne ve bebek sağlığı için gerekli durum ortaya çıktığında, normal doğuma zorlamak anne ve bebek hayatını tehlikeye sokabilir. Bu nedenle sezaryenin bu durumlarda son derece faydalı ve gerekli olduğu unutulmamalıdır.

İlk gebeliği sezaryen olan anne adayları

İlk gebeliği sezaryen olan anne adaylarının genel olarak 3. veya 4. sezaryenden sonra tüplerinin bağlanmasının önerilmesi mantıklı bir yaklaşımdır. Çünkü sezaryen sayısı artıkça sonraki gebeliklerde olabilecek bazı olumsuz durumlarda artış görülmektedir. Bunlar sıralayacak olursak;

  • Plasenta previa
  • İnsizyon hattında gebelik
  • Yapışkan plasenta ( akreata, inkreata veya perkreata gibi…)

Bu durumlar aslında çok sık görülen durumlar değildir. Ancak görüldüğünde riskli gebelik sınıfına girmekte ve doğumlarında kanama riski son derece yüksek gebelikler oluşmaktadır.

Aslında basit bir miyom ameliyatı, rahim içi perde ameliyatı veya kürtaj işlemlerden sonra bile görülebildiğini unutmamak gerekir. Sonuçta bu durumlar riskli gebelik oluşturmaktadır.

Kategoriler
Gebelik Dönemi Normal Doğum Perinatoloji Bölümü

Normal doğum süreci

Doğum eğitimi

Normal doğum, her anne adayı için bazı bilinmezlikleri içerisinde taşıyan bir süreçtir. Bu süreçte, özellikle 36. haftadan sonra anne adayının doğum hakkında bilgilendirmesi son derece önemlidir.

  • Doğum sürecinin başlangıcı
  • Doğum ağrıları ile başa çıkma teknikleri
  • Epidural işlemi
  • Doğum sırasında nefes egzersizleri
  • Doğum pozisyonları
  • Doğum kesisi

Doğum sonrası anne ve bebek bakımı hakkında ayrıntılı bilgilendirmeyi içermektedir.

Gerektiğinde sezaryen hayat kurtarır…

Normal doğum yapmayı amaç edilen anne ve hekim, birlikte bir yolculuğa çıkarlar. Bu heyecanlı süreç sıklıkla normal doğum ile sonuçlanır. Ancak tıbbi nedenler gerekli olduğunda sezaryen yapılması anne ve bebek sağlığı için son derece önemlidir.

Bu nedenle sezaryen operasyonunu öcü gibi göstermek son derece yanlıştır.

Unutulmamalıdır ki sezaryen sayesinde normal doğumda olabilen bazı olumsuz durumların önüne geçilebilmektedir. Ayrıca normal doğum için çok zorlanan anne adayında, doğum sonrası meydana gelebilen kanama gibi riski durumların önüne geçilebilmektedir.

Kategoriler
Gebelik Dönemi Perinatoloji Bölümü

Tüp bebek aileleri

Gebeliği tüp bebek ile elde eden aileler

Her yüz çiftten ortalama %5’i gebeliğini günümüzde tüp bebek yöntemi ile elde etmektedir. Bu oran son yıllarda giderek artmaktadır. Tüp bebek oranının giderek artmasının çok sayıda nedeni vardır. Bunları sıralayacak olursak;

  • İleri yaşta evliliğin artması
  • Yumurtalığa zarar verecek kimyasalların artması
  • Erkek sperm kalitesinin % 10 yılda bir giderek bozulması
  • Cinsel yolla bulaşan klamidyal enfeksiyonun artması
  • Bazı kanserlerden kullanılan ilaçların yumurtalığa zarar vermesi
  • Ailelerin sabırsızlığı
  • Tüp bebek merkezlerinin artması
  • Aşılama ve yumurtlama tedavilerinin başarısındaki düşüklük

Tüp bebek gebeliğinin normalden farkı nelerdir?

Gebeliği tüp bebek yöntemi ile elde etmiş ailelerin normal gebelikten belirli farkları bulunmaktadır. Bu farkların bir kısmı gebeliği riskli gebelik sınıfına sokmaktadır. Bunların bir kısmını sıralayacak olursak;

  • 35 yaş üstünde olmaları
  • Beraberinde kronik hastalık sahibi olunması( şeker hastalığı, hipertansiyon bey insülin direnci gibi…)
  • İkiz gebelik olması
  • Düşüklerden sonra elde edilmesi
  • Anne adayında obezite sorunu olması
  • Çok sayıda ilaç kullanılması
  • Bazı sakatlık tiplerinin, normal gebelikten daha sık olması
  • Düşük riskinin normalden daha fazla olması
  • Embriyonun bölünmesi ve tek yumurta ikizliği oluşması

Taze ve donmuş embriyo gebelikleri ne demek?

Normalde 5. gun embriyonlarında, en iyi görülenler anne rahmine transfer edilirler. Ancak bazen çok sayıda embriyo 5. güne ulaşır ve hepsinin kalitesi iyidir. Bu durumda, bir veya iki adet embriyon anne rahmine verilir iken, diğer embriyolar dondurularak saklanır.

İlk verilen embriyolar tutunmaz ise, daha sonraki aylarda dondurulan embriyolar anne rahmine verilir.

Genel olarak 5. gün transferleri, dondurulmuş embriyolara göre daha başarılı sonuçları vardır.

Hangi ilaçlar kullanılır?

Tüp bebek gebeliklerinde çok sayıda ilaç kullanılmaktadır. Bu ilaçların bir kısmı bilimsel gerçeklere dayanmakta iken bir gurubu tüp bebek hekiminin mesleki tecrübesine göre değişmektedir.

Anne adayının gebelik öncesi durumuna göre ek ilaçlar kullanılabilmektedir.

Gebelik takiplerini kim yapmalı?

Yukarıda anlatılan özellikleri nedeni ile riskli gebelik sınıfına giren gebeliklerdir. Bu nedenle eğer imkan var ise Perinatoloji uzmanı tarafından takip edilmelidir.

12 Hafta gebelik

Detaylı ultrason görüntüsü

20 Hafta gebelik

Detaylı ultrason görüntüsü

Tüp bebek gebelikleri normal doğum yapabilirler mi?

Evet, eğer anne ve bebek için şartlar uygun ise normal doğum yapılabilir. Ancak hem anne adayının yaşının artması, hem kronik hastalık varlığı hemde ikiz gebeliğin artması gibi nedenlerle sezaryen oranının artığı unutulmamalıdır. Bu nedenle sıklıkla sezaryen ile doğum gerçekleşmektedir.

Genetik tarama yapılmış embriyo ne demek?

PGD kısa adı ile bilinen, oluşan embriyoların genetik incelemesi olarak bilinen incelemedir. Bu durumda bebeğin etrafında bulunan ve bebeğe ait olan hücrelerden örnek alınarak incelenir.

  • %100 bebeği yansıtmasada büyük oranda bilgi vermektedir.
  • Rutinde tüm tüp bebek gebeliklerine yapılmamaktadır.
  • Ancak bazı durumlarda genetik araştırma yapılarak kontrol edilmiş embriyoların anne rahmine verilmesi çok daha doğru bir işlem olmaktadır.
  • Unutulmaması gerken şey; Genetik araştırma yapılmış olsa bile, meydana gelen gebeliğe normal gebelik takibinde yapılan araştırma testleri ( ikili test, DNA ile tarama gibi…) yapılması gerekmektedir.
Kategoriler
Gebelik Dönemi Perinatoloji Bölümü

Gebelik kaybı ( düşük )

Bebek kaybı yaşayan ailelere özel

Gebelik sürecinin başlaması ile birlikte her anne ve baba adayı inanılmaz duygular içerisine girer ve hızla ileriyi planlamaya başlar. Ancak sonrasında meydana gelen düşük ile tüm hayalleri yıkılır ve üzülürler. Sonrasında anne ve baba adayının aklındaki tek soru ‘ bebeğimiz neden düştü’…

Şimdi sizlere düşük yani gebelik kaybı hakkında biraz bilgi vermeye çalışacağız.

Düşük ne sıklıkta gürülür?

Her beş aileden birisi düşük ile karşılaşacaktır. Yani anlaşıldığı gibi düşük oranı aslında oldukça yüksektir.

Anne yaşı ile düşük olma riski artar mı?

Evet, maalesef artan anne yaşı ile birlikte düşük olma olasılığı artar. Genel olarak 35 yaş ve üstünde bu risk artar. 40 yaş üstü gebeliklerde ise çok daha fazla olacaktır.

Baba yaşının önemi var mı?

Evet, 40 yaş üstü baba adaylarının gebeliklerinde düşük olma olasılığı artacaktır.

Düşüğün en sık nedeni nedir?

Gebelik kaybının bilinenen sık nedeni, bebeğin taşımış olduğu kromozom hastalığıdır. Yani bebekte yaşam ile bağdaşmayacak ciddiyette bir kromozom anomalisi vardır. Bebek bu neden ile düşmektedir.

Düşüğün diğer nedenleri nelerdir?

Anne adayının var olan bazı hastalıkları ve kullanılan bazı ilaçlar gebelik kaybına neden olabilir. Bu hastalıkların başında;

  • Şeker hastalığı
  • Epilepsi hastalığı
  • Tiroid hastalığı
  • Kalp hastalığı
  • Antifosfolipid sendromu
  • Pıhtılaşma bozukluğu olması
  • Sistemik lupus hastalığı
  • Diğer…

Bu nedenle düşükleri olan anne adaylarının gebelik check up incelemesini yaptırması son derece önemlidir.

Rahim anormallikleri düşüğe neden olur mu?

Evet, bir diğer düşük nedeni rahim anomalileridir. Bunlar içerisinde en sık görülen rahim içi perde olmasıdır. Diğer tipleride olabilir. Bu nedenle düşük yaşayan anne adayının rahim filmi çekilmeli ve bir rahim anomalisi olup olmadığı anlaşılmalıdır.

Rahim içi yapışıklık düşük yapar mı?

Evet, genellikle kürtaj işlemlerinden sonra oluşan rahim içi yapışıklıklar, düşüğe neden olabilir. Bu nedenle düştüğü olan anne adaylarının rahim filmleri çekilmelidir.

Rahim ağzı yetmezliği düşük yapar mı?

Evet, malesef rahim ağzı yetmezliği olan anne adaylarının gebelik kaybı olmaktadır. Ağrısız bebek kaybınız var ise rahim ağzı yetmezliğiniz olabilir. Bu durum dikkatli bir muayene ile veya düşük hikayesinin dinlenilmesi ile anlaşılabilir. Diğer özelliği ise rahim filmi ile anlaşılamamasıdır. Rahim ağzı yetmezliği konusunda ayrıntılı bilgi bulabileceğiniz yazı için tıklayınız.

Miyom düşük yapar mı?

Evet, özellikle rahim içerisine yerleşil miyomu olan anne adaylarında düşük görülme olasılığı daha fazladır. Bu nedenle rahim içi miyomu olan anne adaylarının gebelik öncesi miyomlarını aldırması gerekir. Miyomlar hakkında ayrıntılı bilgi için tıklayınız.

Anne ve baba kromozomu neden önemli?

Bazı anne ve baba adaylarının kromozomlarında dengeli translokasyonlar yani anormallikler bulunur. Bu durum kendi hayatları için bir sorun oluşturmaz. Ancak bebek sahibi olmak istediklerinde dengesiz kromozomları olan bebekleri olur ve bu gebeliklerde düşük ile kaybedilir. Bu nedenle düştüğü olan anne baba adaylarının kromozomlarının incelenmesi önerilir. Ayrıntılı bilgi için gebelik check up bölümünü okuyunuz.

Akraba evlilikleri neden önemli?

Düşüğün bir diğer sık nedeni akraba evlilikleridir. Bu durumda sıklıkla gebelik kaybı olmaktadır. Ülkemizde önemli oranda akraba evliliği bulunmaktadır.

Perinatoloji uzmanı

Önleminizi alın…

12 Hafta gebelik

Detaylı ultrason görüntüsü

20 Hafta gebelik

Detaylı ultrason görüntüsü

Kategoriler
Ayrıntılı ultrasonografisi Perinatoloji Bölümü Tarama testleri

DNA ile tarama

Son yıllarda yaşanan teknik gelişmeler sayesinde anne kan örneğinde, bebeğin eşinden ( plasenta ) kopan hücreler ve bu hücrelerden dışarı çıkan serbest bebek DNA parçacıkları saptanabilmektedir.

Bu bilgiler günümüzde halen tarama testi olarak kullanılmaktadır. Henüz kesin test sınıfında değildir.

Her gebelikte rutin istenilmez, ancak Perinatoloji uzmanı detaylı ultrason incelemesi sırasında gördüğü bazı anormallikler varlığında DNA ( gen ) ile tarama isteyebilir.

Normalde 10. gebelik haftasından sonra istenilen bu inceleme, günümüzde çok farklı teknikler kullanılarak yapılabilmektedir.

Test esas olarak down sendromunu taramak için kullanılmaktadır. Ancak bazı diğer nadir görülen hastalıklarıda kısmen tarayabilmektedir.

Ancak henüz diğer nadir görülen hastalıkları tarama noktasında rutine girmiş değildir. Bu çalışmalar, klinik araştırmalarda kullanılabilmektedir.

Diğer yazılar