Kategoriler
Perinatoloji Bölümü Riskli gebelikler

Gebelik tansiyonu ( gebelik zehirlemesi )

Gebelik Tansiyonu ( preeklampsi )

Gebelik, doğası gereği, anne adayının tüm sistemlerine etki eden fizyolojik bir süreçtir. Ancak bazı durumlarda bu doğal süreç aksayabilir veya normalin dışına çıkabilir. 

İşte bu durumların en önemlilerinden birisi gebelikte hipertansiyon gelişmesi denilen, tıbbi ismi ‘preeklampsi’ olan ve halk arasında gebelik zehirlenmesi olarak bilinen durumdur. 

Bu makalede gebelik tansiyonu hakkında anne ve baba adaylarının bilmeleri gereken önemli bilgiler verilmiştir. 


Gebelik tansiyonu için kimler riskli?

Bu hastalık hiçbir risk faktörü olmasa da gelişebilir. Ancak bazı durumlarda çok daha sık görülmektedir. 

Tansiyon riskini artıran durumlar;

Anne adayının ilk gebeliği olması

Anne yaşının 18 altında ve 35 üstünde olması

Anne adayının aşağıdaki ek hastalıkları olması

  • Tiroid
  • Pıhtılaşma bozuluğu
  • İnsülin direnci
  • Şeker hastalığı
  • SLE hastalığı
  • Böbrek hastalığı
  • Kalp damar hastalığı

Anne adayının kilolu olması

İkiz gebelik olması

Önceki gebelikte hipertansiyon olması

Tansiyon riskini azaltan durumlar

  • Bebeğin eşinin önde gelmesi ( plasenta previa )

Gebelik tansiyonu ne zaman ortaya çıkar?

Gebelik tansiyonu ise gebeliğin 2 ayrı döneminde ortaya çıkmaktadır. 

  1. Gebeliğin 24-28. Haftaları arası
  2. Gebeliğin 34-36. Haftaları arası
  • Bunlardan ilk olan 24-28 hafta arası gelişen tansiyona erken başlangıçlı hastalık denir. Gelişme haftası ve olası nedenleri nedeni ile anne ve bebek hayatını çok ciddi etkileyebilir. Bu nedenle bizler tarafından öncelik anne hayatına verilir ve hastalığın durumuna göre gebelik hızla sonlandırılır. Ancak bazen sınırda takipler de yapılabilir. 
  • Gebeliğin 34-36. haftaları arasında görülen tansiyon artışı ise geç başlangıçlı hastalık olarak bilinir. Bu erken başlangıçlı hipertansiyona göre çok daha masumdur. Anne ve bebek hayatını ciddi tehdit etmez. Ancak müdahalede çok geç kalınır ise bu dönemde de anne ve bebeği olumsuz etkiler. 
Perinatoloji Uzmanı
Doç. Dr. Oktay KAYMAK

Gebelikte hipertansiyonunun ( preeklampsi veya zehirleme ) erken bulgusu nedir?

Hipertansiyon gelişecek hastayı günümüzde kısmen tahmin edebilmekteyiz. Detaylı ultrason ve perinatoloji muayeneyeleri kısmen bu işe yaramaktadır. 

Ancak anne adayınında kısmen kendi vücudunda fark edebileceği değişiklikler olabilmektedir. 

Gebelik tansiyonunun erken işaretleri

  • Bir hafta içersinde 3 kilo ve daha fazla kilo alınması
  • Özellikle sabahları el ve yüzde şişlik
  • Anne adayının sabahları ense ve baş ağrısı çekmesi
  • Anne adayının kilo almasına rağmen bebek gelişiminin yavaşlaması
  • Anne adayının anlamsız bir şekilde kendini halsiz ve hareket edemeyecek şekilde yorgun hissetmesi
  • Anne adayında algıda azalma ve sersemlik halinin olması

Bu şikayetler varlığında hemen hekim ile iletişime geçilmeli ve gebelik tansiyonu açısından hasta değerlendirilmeli.

Hipertansiyonu olan anne adayında gelişen yüz ödemi

Gebelik tansiyonu olmaması için neler yapılabilir?

Bu tansiyon artışının önüne tam olarak geçilemez, ancak kısmen azaltılabilir. Aşağıda verilen öneriler tıbben kanıtlanmış önerilerdir. 

  • Anne adayının gebelik öncesi var olan kronik hastalıklarının tedavi edilmiş olması
  • Anne adayının gebelik öncesi kilosunun azaltılması
  • Anne adayının gebelikte hedef kilosunun iyi hesaplanması
  • Anne adayının gebelikte kan sulandırıcı hap veya iğneler kullanması
  • Anne adayının gebelikte bol kalsiyum içeren gıda veya ilaç kullanması
  • Anne adayının yakın takip edilmesi
  • Aşırı aktif sosyal hayattan uzaklaşması

Görüldüğü gibi öneriler içerisinde TUZ KULLANIMININ AZALTILMASI yok. Çünkü bu şekilde gebelik tansiyon artışının önüne geçilemediği gayet iyi bilinmektedir. Ancak bu aşırı tuz kullanımının serbest olduğu anlamına gelmez. Normal kullanım önerilir. 

Hemen arayın

Randevu alın

Kategoriler
Genel Riskli gebelikler

Gebelikte kilo alımı ne kadar olmalı?

Hedef Kilo Alımı

Hamilelik süreci ile başlayan muhteşem yolculukta anne adayının metabolizması baştan aşağıya değişmektedir.

Bu değişikliklerin ve alınan kilonun esas sorumlusu ise tabi ki bebeğimizdir.

Salgıladığı özel bir hormon ile anne adayının karbonhidrat metabolizmasını değiştirmekte ve tüm glukoz kullanımını bebeğe yönlendirmektedir. Bu durum ise gebelikte yağ asitlerinin metabolizmasının değişmesine neden olmaktadır.

Bu dönemde anne adayından istenen, gebeliğin belirli haftalarında belirli oranda kilo almasıdır. Bu alınacak olan kilonun miktarı ise çok çeşitli faktörler ile belirlenmektedir.

Gebelikte hedef kilo alımı

Aşağıdaki faktörlere göre gebeliğin başlangıcında HEDEF KİLO belirlemesi yapılır ve anne adayı buna göre takip edilir.

  • Anne adayının yaşı
  • Anne adayının gebelik öncesi kilosu
  • Anne adayının boyu
  • Anne adayının polikistik over hastası olması
  • Anne adayının ek kronik hastalığı olması
  • Anne adayının aile hikayesi
  • Gebeliğin ikiz olması
  • Tüp bebek ile gebelik
  • İlk gebelik olması
  • Kronik ilaç kullanımı
  • Tiroid bezi hastalıkları

Bu faktörlere göre genel bir hesaplama yapılır ve anne adayına gebelik boyunca alması gereken kilo yani HEDEF KİLO belirlenir.

HEDEF KİLO HESAPLAMASI

  • Hedef kilo hesaplaması sadece boy ve kilo ile yapılmamaktadır.
  • Anne adayının muayene sonucu öğrenilebilen risk faktörlerine göre belirlenir.
  • Hedef kilonun hangi haftalarda alınması gerektiğini hekim belirtecektir.
  • Önemli olanın anne ve bebek sağlığı olduğu unutulmamalıdır.

Hemen arayın

Randevu alın

Kategoriler
Gebelik Dönemi Perinatoloji Bölümü Riskli gebelikler

Tek yumurta ikiz gebeliği

Tek yumurta ikiz gebelikleri

Tıbbi ismi ile dikoryonik monoamniyotik gebelik şeklinde isimlendirilen tek yumurta ikizliğidir. İkiz gebeliklerin bu türü, tek yumurta ikizliğinin en sık görülen formudur.

Bebeklerin birbirinin aynı genetik yapıda olduğu tek yumurta ikizliğinin farklı formları bulunmaktadır. Bu tipler;

1- İki ayrı kese, iki ayrı bebek eşi ( diamniyotik-dikoryonik ) ikiz gebelik.

2- Tek kese, iki ayrı bebek eşi ( Dikoryonik, monoamniyotik ) ikiz gebelik.

3- Tek kese, tek bebek eşi ( monoamniyotik, monokoryonik ) ikiz gebelik.

4- Tek kese, tek bebek eşi ve yapışık ikizlik ( siyam ikizleri )

Görüldüğü gibi tek yumurta ikizleri çok farklı şekilde karşımıza çıkabilmektedirler. Bu tiplerden en sık görüleni, iki ayrı kesede ve tek bebek eşi olan monokoryonik gebelik tipidir ( diamniyotik, monokoryonik ).

Tek yumurta ikiz gebelikleri belirli özellikleri ile diğerlerinden ayrılan özel gebeliklerdir. Bunlar;

  • Erken doğum riski
  • Düşük riski
  • Kalp hastalığı riski
  • Anomali riski
  • Kanama olma riski

Bu durumlar daha da artırılabilir. Bu nedenle ikiz gebelikler normalden riskli gebeliklerdir. Perinatoloji uzmanının takibine ihtiyaç gösterirler.

Kategoriler
Kadın hastalıkları Riskli gebelikler

Kornual gebelik ( dış gebelik )

Kornual gebelik ( dış gebelik )

Dış gebelik, her anne ve baba adayının başına gelebilecek önemli bir sağlık sorunudur. Dış gebelik tipleri ve anne sağlığına olan etkileri son derece önemlidir. 

Dış gebelik tipleri ve özellikleri

Çok farklı dış gebelikler oluşabilmektedir. Yerleşim yerleri ve sıklıklarına göre farklı klinik özellikleri olan bir durumdur. 

Bu makalede kornula gebelik hakkında ayrıntılı bilgi bulabileceksiniz;

Kornual gebelik ne demek?

Dış gebelik, %98’i anne tüpüne yerleşim gösteren bir durumdur. Tüp içerisinde ise bebek farklı alanlara yerleşebilmektedir. 

Bu alanları sıralayacak olursak; En sık tüpün orta kısmı denilen ampüller bölgeye yerleşim göstermekte iken, tüpte en nadir kornual veya diğer ismi ile intersitisyel alana yerleşim göstermektedir. 

Kornual alan dış gebeliğin tüpte en az yerleşim gösterdiği bölgedir. 

Kornual alanda dış gebelik olursa klinik nasıl olur?

Maalesef bu alan, yanlışlıkla iç gebelik zannedilebilen bir alandır. Gebeliğin iç gebelik zannedilmesi ise müdahalede geç kalınmasına neden olmaktadır. 

Müdahalede geç kalınınca diğer dış gebeliklerden farklı olarak bu sefer rahim duvarında yırtılmaya ve anne hayatını tehdit edebilecek boyutta kanama neden olabilmektedir. 

Tanıda hekimin tecrübesi son derece önemlidir. 

Kornual gebelikte HCG artışı nasıl olur?

Diğer dış gebeliklerde, kanda gebelik test değerleri ( HCG ) normale göre çok düşük seyreder ve zaten gebeliği takip eden hekim bu HCG düşüklüğünden şüphelenerek dış gebeliği tanır. 

Ancak kornual gebelikte bu durum meydana gelmeyebilir, Yani HCG normal gebelik seyrinde artış gösterir. Bu durumda hekimin kornual gebeliği atlamasına neden olur. Bu bir hekim hatası değildir. Hastalığın doğasında bu bulunmaktadır. 

Kornual gebelik nasıl tanınır?

Kornual gebelik ultrason ile tanısı konulan bir hastalıktır. Gebelik kesesinin rahim duvarı dış kısmında olduğu görülmesi ile tanınır. Ancak burada bazen rahimde bulunan bir myom bir perde veya başka bir anormallik doktorun kornual gebeliği tanımasının önüne geçebilir. 

Kornual gebelik nasıl tedavi edilir?

Tedavi tamamen hastanın tanı aldığı döneme göredir. Şimdi sırası ile tanı aldığı haftaya göre anlatmaya çalışayım;

5-6 haftada tanınırsa: Bu haftada dış gebeliğin kornual olduğunun tanınması hasta için çok büyük şanstır. Tedavide ilaç kullanılması ile gebelik kesesinin yerinde geriletilmesi sağlanır. Bu ilaç sıklıkla anneye verilen bir ilaç olacaktır. 

Ek olarak bu haftada gebelik kesesi içerisinede ilaç verilebilir ancak bu son derece zor ve tecrübe isteyen bir işlemdir. Bir iğne yardımı ile gebelik kesesine anne karnından ulaşılması gerekmektedir. 

Gebelik kesesinin içerisine girildikten sonra gebelik kesesindeki sıvı çekilir ve kese içerisine normalde kanser hastalarına verilen ilaç verilerek gebeliğin büyümesi engellenir.  Kese içerisine direkt ilaç vermek en başarılı tedavi yoludur. 

7.8.9.10. haftada tanınırsa: Bu haftalarda tanınan kornual gebelik gebelik kesesinin durumuna göre tedavi edilir. Eğer yırtılmamış ise anne karnından iğne yardımı ile girerek gebelik kesesinin içerisine ilaç verilmesi en doğru ve mantıklı yoldur. 

Ancak bazen bu başarılamaz ve histeroskopik veya Laparoskopik yöntemler ile gebelik kesesi anne rahminin köşesinden alınır. Ancak bu işlemde anne rahim zedelenmesi, kanama ve rahim alınmasına kadar giden olumsuz bir süreç ile karşılaşabiliriz. Bu nedenle bu müdahale sıklıkla kanaması olan anne adayına mecburiyetten yapılmaktadır. 

11.12.13.14 ve daha büyük gebelik haftalarında tanınırsa: İşte bu anne adayı için en tehlikeli süreçi içeren durumdur. Eğer atlanır ve kornual gebelik büyür ise maalesef anne rahmini bu haftalarda yırtarak annede karın içi kanamayı başlatır. Bu kanama ise son derece ciddi miktardadır. Acil ameliyat edilerek anne hayatı kurtarılır. 

Kornula gebelik bir anne adayının başına gelebilecek en talihsiz durumlardan birisidir. Çünkü diğer dış gebeliklerde tüp alınarak anne rahmi kurtarılır iken, bu durumda anne rahminin köşe kısmı çıkarılmak zorunda kalınabilir. 

Kategoriler
Ayrıntılı ultrasonografisi Riskli gebelikler

Konjenital kistik adenomatid malformasyon (CCAM)

Detaylı Ultrason

Anne karnında bebek gelişimi süresinde, bebek akciğerinde bazı anormallikler olabilir. Bu durumlar da yapılan detaylı ultrason işlemi anlaşılabilmektedir.

İşte bunlardan birisi konjenital kistik adenomatoid malformasyondur. Hastalık aslında gelişimsel anormalliktir. Yani, yanlış organize olmuş hücre topluluğudur.

Konjenital kistik adenomatoid malformasyon ne zaman görülür?

Sıklıkla gebeliğin 20. haftası ve sonrasında görülür. Bu haftadan önce konjenital kistik adenomatoid malformasyon gözlenmez.

CCAM denilen bu hastalığın kaç tipi vardır?

Tip 1-2-3 olmak üzere üç farklı tipi vardır. Bu tipler ultrason ile görülen özelliklerinde göre değişir.

Konjenital kistik adenomaotid malformasyon kromozom hastalığı riskini artırır mı?

Hayır, kromozom anormallikleri ile ilişkisi bildirilmemiştir. Bu nedenle amniyosentez gerekliliği yoktur.

Anne karnında tedavisi mümkün mü?

Tip1 denilen tip, eğer çok fazla büyük ve bebeğin kalp yapılarını etkileyen bir hal alır ise anne karnında kist boşaltılabilir. Ancak tip2 ve 3’e müdahale edilemez.

Steroid tedavisi fayda eder mi?

Evet, bu konuda bazı vakalar bildirilmiştir. Anneye yapılan steroid ilacının bu lezyonun gerilemesine neden olabilmektedir.

Doğum şeklini etkiler mi?

Hayır, normal veya sezaryen ile doğum gerçekleşebilir. Hastalık nedeni ile sezaryen olunmasına gerek yoktur.

Doğum sonrası neler yapılmalı?

Konjenital kistik adenomatoid malformasyonlu bebek doğum sonrası kısa zamanda muayene edilmeli. Bebek akciğerinin oksijen ile teması sonrası bu lezyonun durumu gözetilmelidir. Sıklıkla herhangi bir sorun olmaz.

Bu bebekler ileri yaşlarda kesin ameliyat olur mu?

Hayır, akciğer ameliyatı şart değildir. Ancak bazen, akciğerde havalanmayan bir alan olarak kalır ve enfeksiyona neden olur ise ameliyat gerekebilir. Bunun dışında ameliyat olmadan sağlıkla hayatına devam eder..

12. hafta detaylı ultrason

20. hafta detaylı ultrason

Kategoriler
Ayrıntılı ultrasonografisi Perinatoloji Bölümü Riskli gebelikler

Göbek bağında tek arter ( damar ) olması

Tek umbilikal arter (SUA-TUA)

Tüm doğumlarda %1 oranında görülen bir durumdur.

Normalde göbek bağı ( umbilikus ) içerisinde iki atar damar ve bir toplar damar vardır.

Bunlardan bir tanesi ki sıklıkla sağ umbilikal arter olmayabilir.

Sonuç olarak bebeğin göbek bağında tek atardamar ve tek toplar damar bulunur.

Bu durumda yapılması gerekenler bulunmaktadır.


Tek umbilikal artere olan gebelikte yapılması gerekenler

  • Detaylı ultrason ile bebeğin tüm vücut taraması
  • Fetal ekokardiyografi ile kalp değerlendirilmesi
  • Bebeğe yapılan biyokimyasal taramaların gözden geçirilmesi
    Bu işlemlerden sonra, eğer ek bir anormallik görülür ise bebeğe amniyosentez ( bebekten su alınması ) yapılması önerilir.
  • Eğer ek bir anormallik yok ve bebekteki damar anormalliği izole ise amniyosentez ( bebekten su alınması ) önerilmez

Down sendromu riski artar mı?


Hayır, bu durumda başka kromozom anomalileri ( trizomi 18-13 ve diğer…) ve sendromlar artarken, down sendromu ile ilişki bildirilmemiştir. Yani down sendromu riski artmaz…


Anne yaşı ve akraba evlilikleri ile ilişkili midir?


Hayır, bu durumun anne yaşı veya akraba evlilikleri ile ilişkisi yoktur. 


Gebelik takibinde neler değişir?

Tek damarlı göbek bağı olan hastalarda aşağıdaki durumların riski artmıştır. Riskli gebelik sınıfına girer ve perinatoloji uzmanı olan bir yerde takibi önerilir. 

Bu gebelikte yapılması gerekenler;

  • Bebeğin daha sık aralıklarla takip edilmesi
  • Bebek gelişiminin daha sık aralıklarla takip edilmesi
  • Her muayenede bebek kalp ve böbrek incelemesinin yapılması.


Göbek bağında tek damar olması doğum şeklini etkiler mi?

Hayır, etkilemez.

Bu durumda normal doğum denenir, ancak bebek göbek bağında tek damarı olan bebeklerin doğum sırasında kalp atışları daha sık sıkışabilir ve acil sezaryen yapılmak zorunda kalınabilir. 


Bu durum tekrar eder mi?


Hayır, tekrar etme özelliği yoktur

Doç. Dr.

Oktay KAYMAK

Kadın doğum uzmanı & Perinatoloji uzmanı

Hemen arayın

Randevu alın

Kategoriler
Genel Riskli gebelikler Sezaryen Doğum

Sezaryenin kurtardığı hayatlar

Bebeğin boynunda kordon dolanması

Anne karnında yaşayan bebekler, son derece sık olacak şekilde kordonlarını vücutlarının bir bölümüne dolayabilmektedir.

Bu normalde sık görülen bir durumdur.

Özellikle detaylı ultrason sırasında bu şekilde, çok sayıda bebekte bebek boynuna dolaşmış kordon görülmektedir.

Ancak korkmayın, anne karnında bebeğin kordonunu boynuna dolaması onu kötü etkileyen bir durum değildir. 

Sıklıkla bir kez boyna, ayağa veya gövdeye kordon dolanması olur ve bebek kordonu yapısı sayesinde kan akımını devam ettirir.

Bebek sağlığı ve oksijen seviyesi kesinlikle olumsuz yönde etkilenmez.

Ancak, bebek kordonu boyna 2’den fazla sayıda dolaşmış olması durumunda, bebek kalp atışlarının etkilenmesi olasılığı vardır ve yakın takip edilmelidir.

Kordon düğümü olur mu?

Evet, maalesef bebekler, anne karnında kordonlarına düğüm atabilir. Tabiki bu durum son derece nadirdir ve tehlikeli olabilir. Ek olarak bu durumun anne karnında, doğumdan önce ultrason ile tanınması da son derece zordur. Sıklıkla bebek suyu fazla olan gebeliklerde olur.

Tek kesede iki bebek olunca ne olur?

İkiz gebeliklerin tiplerinden olan tek kesede iki bebek olan durumlarda bebeklerin kordonları kesinlikle birbirine dolanır.

Monoamniyotik ikiz gebelikler bu nedenle çok yakın takip edilmelidir. 

Suyu fazla olan bebekler daha riskli mi?

Evet,  bebeğin anne karnında yaşadığı ortamda suyu fazla olması durumunda, hareketlerini daha çok ve büyük olacak şekilde yapabilir. Kordonunu boynuna veya başka bir bölümüne dolayabilir. 

Normal göbek kordon yapısı ve boyu ne kadardır?

Normalde 40 haftalık bebekte kordon ortalama 55-60 cm boyutundadır. İçerisinde 2 atar damar ve 1 toplar damar taşır.

Helikal bir yapıya sahiptir ( telefon kablosu şeklinde kıvrımlı ).

Damarların etrafında ise özel bir yapı ile korunur haldedir. 

Göbek kordonunu kısa olması ne demektir ve nelere neden olur?

Göbek kordonunun yapısının 30 cm altında olmasına kısa göbek kordonu denir.

Anne karnında nadiren tanı konur. Sıklıkla herhangi bir anormalliğe neden olmaz.

Ancak bebeğin eşinin yerleştiği yerden erken ayrılması ( plasenta dekolmanı )  ve rahimin içinin tersine dönmesine ( uterin inversiyon ) olaylarının gelişim riskini artırır. 

Göbek kordonunun uzun olması ne demektir ve nelere neden olur?

Göbek kordon yapısının 80 cm üzerinde olmasıdır. Anne karnında nadiren tanı konur. Sıklıkla herhangi bir anormalliğe neden olmaz. Ancak kordon sarklaması, kordonda gerçek düğüm, kordon dolanması ve damarda pıhtılaşma olma riskini artırır. 

Kordon dolanmasından bebeğin etkilendiği nasıl anlaşılır?

Bu durumda olan bebekler, kendilerini bir kaç şekilde ifade ederler. Bu sinyaller açısından hem anne hem de gebeliği takip eden hekimin dikkatli olması gerekir.

Bebeğin son haftalarda meydana gelen kordon dolanmasından rahatsız olduğunu gösteren işaretler;

Kordon dolanması ve sıkışmasının işaretleri

  • Bebek olağan hareketlerinin azalması
  • Bebek suyunun azalması
  • Bebek göbek bağı kan akımının bozulması
  • Bebek NST incelemesinde kalp atışlarının değişmesi ( nonreaktif NST veya değişken kalp düşüşleri olan NST) 
  • Bebek hareket gücünün azalması

Bu nedenle gebeliğin son haftalarında anne adayının bebek hareketlerini takip etmesi, düzenli doktor muayenesi, ultrason incelemesi ve NST denilen değerlendirmenin yapılması son derece önemlidir. 

Kordon dolanması sezaryen nedeni midir?

Hayır, tek başına kordon dolaması olması sezaryen nedeni değildir. Gayet sağlıklı bir şekilde normal doğum ile bebek dünyaya gelebilir. Ancak normal doğum süresince bebek kalp atışlarının takibi son derece önemlidir. 

Kordon dolanması durumunda sezaryen oranı artmış mıdır?

Evet, bu durumda anne rahim kasılması ile birlikte bebek kan akımı etkilenebilir ve bu da kalp atışlarının düşmesine ve dolayısı ile acil sezaryen olunmasına neden olabilir. Bebek kalp atışları yakınen takip edilmelidir. 

Hemen arayın

Randevu alın

Kategoriler
Ayrıntılı ultrasonografisi Perinatoloji Bölümü Riskli gebelikler

Bebek kalp tümörü: Rhabdomyom

Anne karnında bebekte kalp tümörü görülmesi

Anne karnında yapılan ultrason incelemesinde son derece nadir olarak kalp tümörü görülebilmektedir. Anne ve baba adayı için çok önemli bir haber olan kalp tümörü varlığı sonrası yapılması gereken çok sayıda test ve araştırma bulunmaktadır. Bu makalede gerçek bir vaka üzerinden rhabdomyom varlığında gebelik takibi, hastalığın seyri, tuberoz skleroz araştırması, doğum ve sonraki takip hakkında bilgi bulabileceksiniz.

Rhabdomyomun gebelik süreci

Sıklıkla gebeliğin 20-30. haftaları arasında yapılan ultrason incelemesinde bebeğin kalbinde tümör olduğu şeklinde ön tanı ile tanınır. Sonrasında perinatoloji uzmanı muayenesi istenir. Perinatoloji uzmanı muayenesi ve bebek kalp doktoru ekokardiyografik incelemesi ile rhabdomyom ön tanısı konur ve aile bilgilendirilir. Gebelik süresince nadiren kalp yetmezliği ve ritim bozukluğu olarak bebek kaybedilebilir. Bu nedenle sık aralıklarla bebek ultrason incelemesi ile takip edilmelidir.

Detaylı ultrasonda rhabdomyom görülür mü?

Bebeğin 18-23. haftaları arasında yapılan detaylı ultrason incelemesi sırasında sıklıkla görülmez. Çünkü bu tümör genelde 24. haftadan sonra gelişmektedir. Ancak bazen 20. haftadada görülebilir.

Anne karnında bebek kalbinde tümör olduğunda neler yapılmalı?

Bu durumda aile perinatoloji uzmanı tarafından değerlendirilmeli, detaylı ultrason tekrar yapılmalı, sonrasında aşağıdaki işlem ve muayeneler aileye önerilmelidir:

  • Perinatoloji uzmanı takibi
  • Detaylı ultrason
  • Genetik uzmanı muayenesi
  • Tuberoz skleroz hakkında ailenin bilgilendirilmesi
  • Bebek kalp ultrason ( fetal ekokardiyografi ) yapılması
  • Kordosentez veya amniyosentez seçeceğinin aileye sunulması
  • Bebeğe anne karnında MR inceleme yapılmasının önerilmesi
  • Bebeğin iki hafta ara ile takibe alınması
  • Anne karnında bebek ölümü nadiren olabilen bir durum olması nedeni ile ailenin ayrıntılı bilgilendirilmesi ve tüm olasılıklara hazırlanılması.
  • Anne, baba ve bebekte genetik araştırma yapılması

Tuberoz skleroz hakkında ayrıntılı bilgi alınmalı

Maalesef anne karnında bebek kalbinde tümör olduğunun görülmesi durumunda akla tuberoz skleroz gelmektedir.

Kalpte görülen tümör varlığında bebekte yüksek oranda görülme olasılığı olan bir hastalıktır. Maalesef genetik aktarımı olan bir hastalıktır ve seyri son derece değişiktir. Bu hastalarda aşağıdaki durumlar gelişebilir;

  • Kalp ritim bozukluğu
  • Kalpte çok sayıda tümör olması
  • Yüzde burun çevresinde cilt renginde sed nodüller
  • Epilepsi ( sara ) hastalığı
  • Beyin böbrek ve karaciğerde tuberoz yapıları
  • Böbrek yetmezliği
  • Değişik seviyede zeka geriliği
  • Ciltte beyaz lekeler veya burun kenarlarında nodüller

Anne karnında tuberoz skleroz tespit edilir mi?

Evet, tespit edilebilir. Bebekten alınacak olan kan örneği ( kordosentez ) veya bebeğin bulunduğu ortamdan alınan sıvı örneği ( amniyosentez )ile bu hastalığın bebekte var olup olmadığı kesinlikle öğrenilebilir. Aileye kesin bir sonuç verilebilir.

Kalpte tümörü olan bebek normal doğar mı?

Kalpte çok sayıda tümörü olan bebeklerde doğum sırasında ritim bozukluğu veya kalp yetmezliği gelişebilir. Bu nedenle sezaryen ile doğmaları ve doğum sonrası yenidoğan uzmanı ve bebek kalp uzmanı tarafından vakit geçirilmeden muayene edilmelidir.

Doğum sonrası bebeklerde kalp ritim bozukluğu ve epilepsi ( sara ) nöbeti geçirme oranı yüksektir.

Doğum sonrası rhabdomyom ne olacak?

Doğum sonrası kalpte olan tümörler hızla geriler ve genelde kaybolurlar. Çok nadiren ameliyat gerekli olur. Eğer tuberoz skleroz birlikteliği yok ise bebeğin sonraki hayatında ek herhangi bir risk olma olasılığı son derece düşüktür.

Sonraki gebelik nasıl olmalı?

Eğer tuberoz skleroz tespit edilen ve kalbinde tümör ile doğan bebeği olan bir aile ile karşı karşıyaysak, öncelikle genetik uzmanı tarafında aile değerlendirilmeli.

  • Anne ve babada genetik eğilimi oluşturacak bozukluk veya akraba evliliği tespit edilmesi durumunda sonraki gebelikte erken haftalarda koryon villus örneklemesi veya amniyosentez ile kesin tanının erken gebelik haftalarında konulması ve aileye terminasyon seçeceğinin sunulması.
  • Bir diğer seçenek ise bu aileye tüp bebek yöntemi ile gebelik elde edilmesi ve bebeğin transferi öncesi genetik araştırma yapılarak hastalığı taşıyıp taşımadığının tespiti sonrası transfer yapılmasıdır.

Hemen arayın

Randevu alın

Kategoriler
Gebelik Dönemi Riskli gebelikler

Düşük neden olur?

Gebelik kaybı yaşayan aileler

Düşük ( abort ), insanoğlunun dünyada başına en sık gelen sağlık sorunudur. Öyle ki her 5 aileden birisi düşük yaşamaktadır.

Tanım olarak 20. haftanın altında meydana gelen gebelik kayıplarına genel olarak düşük ( abort ) denilmektedir.

Düşük tanımı nedir?

20. gebelik haftasından önce gebeliğin kendi kendine düşmesine abort denilmektedir. Ancak 20. hafta ve altında gebelik kayıplarının olduğu haftaya göre düşük nedenleri ve şekilleri değişmektedir.

Düşüğün nedenlerine göre haftaları değişmektedir. Düşüğün nedeninin bilmek, sonraki gebeliğe karşı gerekli önlemi alma noktasında faydalı olacaktır.

4 haftalık gebelik kaybı?

Gebelik testi, kan veya idrarda pozitif çıkar, ancak ultrasonda gebelik kesesi görülmez. Bu aşamada adet kanaması ile gebelik kaybı olması, biyokimyasal gebelik kaybı olarak bilinir. Ailelere bu şekilde bilgi verilir. Bu durumun sıklık sırasına göre nedenleri;

  • Genetik bozukluğu olan bebek olması
  • Luteal yetmezlik
  • Erkek sperm anormallikleri
  • Anne adayının kronik hastalıkları
  • Radyasyona maruziyet
  • Pıhtılaşma hastalıkları
  • Anti fosfolipid sendromu
  • İlaç veya alkol kullanımı
  • Ateşli hastalıklar

5 haftalık gebelik kaybı?

Gebelik kesesi görülür, ancak henüz bebeğin kalp atışı duyulmadığı aşamada gebelik kaybı. Bu dönemde düşük ağrılı ve aşırı kanamalı olacaktır. Düşüğün nedenleri 4. hafta gebelik kayıpları ile benzerdir. Ancak vajinal kanama ve ağrıya bulantı kusma da eşlik edecektir. Düşük kendiliğinden sıklıkla son bulur. Sıklıkla kürtaja gerek kalmaz, yani içeride parça kalmaz. Hasta kürtaj olmadan gebelikten kurtulabilir.

  • Genetik bozukluğu olan bebek olması
  • Luteal yetmezlik
  • Anne adayının kronik hastalıkları
  • Radyasyona maruziyet
  • Pıhtılaşma hastalıkları
  • Anti fosfolipid sendromu
  • İlaç veya alkol kullanımı
  • Ateşli hastalıklar

Yok kesesi, bebeğin anne karnında ilk görülen kısmıdır. Bebeğin erken dönem beslenme ve büyümesinden sorumludur. Ancak bu yola kesesisinin şekil bozukluğu veya aşırı büyümesi, bebekteki anormalliklere eşlik edebilir. Bu resimde ileri derecede büyümüş dev bir yol kesesi görülmektedir. İleri haftada bu gebelik kalp atışı görülmedi. Anne bu nedenle kürtaj olmak durumunda kaldı.

Bu resimde ise yolk kesesinin normal görünümü görülmektedir. Bir gebeliğin sağlıklı ilerlediğinin ilk göstergelerinden biriside yok kesesidir. Yok kesesinin normal şekilde olması ve boyutunun aşırı büyümemesi, bebeğin sağlıklı olduğunun ilk göstergelerindendir. Diğer resim ile farklarını anlamak size bile zor değildir.

6 haftalık gebelik kaybı?

Gebelik kesesi görülür, yolk sac denen yapı görülür, hatta bebek bile görülür ve kalp atışı duyulabilir.

Bu aşamadan sonra gebelik kaybı nedenleri diğerlerine benzemek ile birlikte kısmen farklılık gösterebilir.

Kanama, ağrı ve bulantı çok daha fazladır.

Baygınlık bile geçirilebilir. Sıklıkla içeride parça kalır ve hasta bir de kürtaj olmak zorunda kalır.

Düşük nedenleri diğer haftalar benzer ancak bu haftaya özel eklenen nedenler de bulunmaktadır.

Videoda 6 hafta gebelik kesesi ve kalp atışı olan bebek görülmektedir. Görüntü ve videolar Doç.Dr. Oktay KAYMAK’ın muayeneleri sırasında elde edilmiştir. Sadece bilgi amaçlı paylaşılmaktadır. Hasta mahremiyetine özen gösterilmektedir.
  • Genetik bozukluğu olan bebek olması
  • Rahimde perde olması
  • Rahimin normalden küçük olması
  • Enfeksiyon
  • Travma
  • Anne adayının kronik hastalıkları
  • Radyasyona maruziyet
  • Pıhtılaşma hastalıkları
  • Anti fosfolipid sendromu
  • İlaç veya alkol kullanımı
  • Ateşli hastalıklar

7 haftalık gebelik kaybı?

Gebeliğin 7. haftasına sağlıklı ulaşmış gebelik, bu aşamadan sonra kaybedilir ise önemli nedenleri bulunacaktır.

Bu haftadan sonra düşük oranı biraz azalacaktır. Ancak yine nedenleri benzerdir.

Rahim anomalileri, rahimde perde, kromozom anormallikleri önde gelen nedenlerdir.

  • Genetik bozukluğu olan bebek olması
  • Rahimde perde olması
  • Rahimin normalden küçük olması
  • Enfeksiyon
  • Travma
  • Anne adayının kronik hastalıkları
  • Radyasyona maruziyet
  • Pıhtılaşma hastalıkları
  • Anti fosfolipid sendromu
  • İlaç veya alkol kullanımı
  • Ateşli hastalıklar

8 haftalık gebelik kaybı?

Bu hafta ve 9. hafta gebelik kayıplarında diğerlerine ek olarak, özellikle 30 yaş üstü anne adaylarında meydana gelen bazı yetersizlikler düşüğe neden olabilmektedir.

Bu nedenleri bilmek ve önlem almak diğer gebeliklerinde düşüğün önüne geçilmesini sağlayabilir.

Bu durum yumurtalık rezerv testlerinde bozukluk olan anne adaylarında, sık aralıklarla adet olan anne adaylarında, aşırı zayıf anne adaylarında daha sık görülmektedir.

  • Genetik bozukluğu olan bebek olması
  • Yetersiz plasentan gelişim
  • Rahimde perde olması
  • Rahimin normalden küçük olması
  • Enfeksiyon
  • Travma
  • Anne adayının kronik hastalıkları
  • Radyasyona maruziyet
  • Pıhtılaşma hastalıkları
  • Anti fosfolipid sendromu
  • İlaç veya alkol kullanımı
  • Ateşli hastalıklar

9 haftalık kaybı?

9 haftalık kayıplarda bebeğe ait etkenler ve özellikle kromozom bozuklukları öne çıkmaktadır. Ancak diğer nedenlerde bulunmaktadır.

Özellikle 35 yaş üstü anne adaylarında plasenta denene dokunun yeterince iyi olmaması nedeni ile bu haftalarda gebelik kayıpları olabilmektedir.

Ek olarak rahim anormalliği olan hastalar, perde ve çift rahim gibi anormallikler, rahim içi yapışıklığı olan hastalar daha çok bu haftalarda düşük yaşamaktadırlar.

10 haftalık gebelik kaybı?

Gebelik kaybı için çok dikkat çekici bir haftadır. 10-11-12. haftalarda gebelik kaybı yaşayan anne adaylarında rahim anormallikleri çok daha ön plana çıkmaktadır.

Ek olarak yine kromozom anormallikleri ve rahim içi yapışıklık bu haftalarda düşüğe neden olur.

Ağrı ve kanama çok şiddetlidir.

Parça düşürme sıklıkla olur. Bu hastalar genellikle düşük sonrası temizlik amacı ile kürtaj olurlar.

Normal rahimin dört boyutlu görünümü. Videoda görüldüğü gibi normal rahim üçgen şeklinde bir yapıya sahiptir. Bu görünümün olmaması anormalliği ifade eder.
  • Genetik bozukluğu olan bebek olması
  • Rahimde perde olması
  • Rahimin normalden küçük olması
  • Enfeksiyon
  • Rahim içi yapışıklık (asherman sendromu)
  • Travma
  • Anne adayının kronik hastalıkları
  • Radyasyona maruziyet
  • Pıhtılaşma hastalıkları
  • Anti fosfolipid sendromu
  • İlaç veya alkol kullanımı
  • Ateşli hastalıklar

11 haftalık gebelik kaybı?

Gebelik kaybı için çok dikkat çekici bir haftadır. 10-11-12. haftalarda gebelik kaybı yaşayan anne adaylarında rahim anormallikleri çok daha ön plana çıkmaktadır.

Ek olarak yine kromozom anormallikleri ve rahim içi yapışıklık bu haftalarda düşüğe neden olur.

Ağrı ve kanama çok şiddetlidir.

Parça düşürme sıklıkla olur. Bu hastalar genellikle düşük sonrası temizlik amacı ile kürtaj olurlar.

  • Genetik bozukluğu olan bebek olması
  • Rahimde perde olması
  • Rahimin normalden küçük olması
  • Enfeksiyon
  • Rahim içi yapışıklık (asherman sendromu)
  • Travma
  • Anne adayının kronik hastalıkları
  • Radyasyona maruziyet
  • Pıhtılaşma hastalıkları
  • Anti fosfolipid sendromu
  • İlaç veya alkol kullanımı
  • Ateşli hastalıklar

12 haftalık gebelik kaybı?

Gebelik kaybı için çok dikkat çekici bir haftadır. 10-11-12. haftalarda gebelik kaybı yaşayan anne adaylarında rahim anormallikleri çok daha ön plana çıkmaktadır.

Ek olarak yine kromozom anormallikleri, yapısal kalp anormallikleri, yapısal gelişim bozuklukları ve rahim içi yapışıklık bu haftalarda düşüğe neden olur.

Ağrı ve kanama çok şiddetlidir.

Parça düşürme sıklıkla olur. Bu hastalar genellikle düşük sonrası temizlik amacı ile kürtaj olurlar.

  • Genetik bozukluğu olan bebek olması
  • Rahimde perde olması
  • Rahimin normalden küçük olması
  • Enfeksiyon
  • Rahim içi yapışıklık (asherman sendromu)
  • Travma
  • Anne adayının kronik hastalıkları
  • Radyasyona maruziyet
  • Pıhtılaşma hastalıkları
  • Anti fosfolipid sendromu
  • İlaç veya alkol kullanımı
  • Ateşli hastalıklar

13. haftalık gebelik kaybı?

Düşük genel olarak beş ayın altındaki gebelik kaybı olarak bilinse de, sıklıkla düşükler ilk üç ay olur. Bu düşüklerin nedenleri gerçekten önlenmesi zor hastalıklardan meydana gelir. İlk üç ay sonrasında düşük oranı hızla azalır.

Gebeliğin ilk üç ayı bittikten sonra meydana gelen gebelik kayıpları, şekline göre farklı nedenlere ayrılır.

Yani hastanın gebeliği kaybetme şekli bize düşüğün nedenleri hakkında bilgi verecektir.

Örnek verecek olursak;

Kanama ve ağrı ile düşük olur ise;

  • Rahim anomalisi olan anne adayı
  • Genetik bozukluğu olan bebek olması
  • Rahimin normalden küçük olması
  • Enfeksiyon
  • Rahim içi yapışıklık (asherman sendromu)
  • Travma
  • Pıhtılaşma hastalıkları
  • Anti fosfolipid sendromu

Su gelmesi sonrası düşük olur ise;

  • Enfeksiyon
  • Rahim anomalisi olan anne adayı
  • Genetik bozukluğu olan bebek olması
  • Rahimin normalden küçük olması
  • Rahim içi yapışıklık (asherman sendromu)
  • Travma
  • Pıhtılaşma hastalıkları
  • Anti fosfolipid sendromu

Kontrolde kalp atışını durmuş olarak bulunması durumunda;

  • Anti fosfolipid sendromu
  • Pıhtılaşma hastalıkları
  • Genetik bozukluğu olan bebek olması
  • Yapısal sakatlığı olan bebek olması
  • Travma
  • Anne adayının kronik hastalıkları

Ağrı olmadan, kanama sonrası kısa zaman içerisinde bebeğin düşmesi;

  • Rahim ağzı yetmezliği
  • Rahimde perde olması
  • Rahimin yarım olması
  • Rahim anormalliği olması

Güzel haber…

Görüldüğü gibi, ilk üç aydan sonra gebelik kaybı olması durumunda, düşüğün oluş şekli, bir yerde düşüğün neden olduğu hakkında bilgi vermektedir.

Ek olarak bu haftalarda düşük yaşayan ailelerde sıklıkla tedavi edilebilir bir düşük nedeni bulunmaktadır. Mevcut hastalığın tedavisi sonrası ise aile bir sonraki gebeliğini sağlıkla devam ettirebilmektedir.

Son yazılar

Doç. Dr.

Oktay KAYMAK

Kadın doğum uzmanı & Perinatoloji uzmanı

Kategoriler
Perinatoloji Bölümü Riskli gebelikler Tanısal testler

Amniosentez-Amniyosentez

Amniosentez: amniyosentez veya bebekten su alma işlemi nedir?

Anne karnında bulunan bebeğin, bulunduğu gebelik kesesi içerisinden bir iğne yardımı ile sıvı alınmasına amniyosentez, amniosentez veya halk arasında ismi ile bebekten su alınması denir. Ancak bu tabir çok doğru değildir.

Çünkü direkt bebeğin kendisinden sıvı alınmamakta, bebeğin yaşadığı alandan su örneği alınmaktadır. Bebekler anne karnında iki adet kese içerisinde yaşarlar. Su bu zarlar geçilerek alınmaktadır.

Amniyosentez işlemi hangi durumlarda yapılır?

Gebelik takibi sırasında, Perinatoloji uzmanı gerek gördüğünde, aile isteği olduğunda veya kesin kromozom tayini gerekliliği doğuran herhangi bir durum varlığında amniyosentez ( bebekten su veya sıvı alınması ) başvurulan yöntemdir. 

Bebekten Sıvı alma gerekliliği olan durumlar saymakla bitmez, ancak gebelik takibi sırasında en sık karşılaşılan nedenler;

  • İkili testte risk çıkması
  • DNA ( gen veya NIPT ) test işleminde risk çıkması
  • Bebekte detaylı ultrasonda anormallik görülmesi
  • İkiz gebeliklerde risk olması
  • Anne ve baba adayının bir hastalık için taşıyıcı olması
  • Ailenin önceki gebeliğinde down sendromu olması
  • Aile isteği
  • Ailenin önceki bebeğinde tanı konulmuş bir hastalık varlığı

Bu sayılanlar ilk akla gelen ve sık karşılaşılan durumlardır, artırmak mümkündür. 

Amniyosentez kaçıncı haftada yapılmalıdır?

Günümüzde bebekten sıvı almak için en çok tercih edilen hafta gebeliğin 16-18. haftaları arasıdır. Daha erken yapılması gebeliği olumsuz etkileyebilir. Ek olarak daha ileri haftalarda da yapılabilmektedir. 

Amniyosentez:  nasıl yapılır?

Hasta muayene masasına sırt üstü uzanır ve karın bölgesi göğüslerin altına kadar açılır. Bu işlemden sonra bebeğin kalp atışlarını görmek, bebeğin eşinin yerleşim yerini görmek ve iğnenin batırılacağı yeri tespit etmek amacı ile ultrasonografi yapılır. Burada karar vermede tecrübe son derece önemlidir. Amnioyosentez sonrası düşükler sıklıkla zor geçen (zor olan veya ilk girişte alınamayan işlemler) işlemlerden sonra ortaya çıktığı unutulmamalıdır. İşlemin doğasında zaten var olan düşük riski, bu gibi durumlarda daha fazla artmaktadır. Bu nedenle mutlaka bu konuda tecrübeli bir perinatoloji uzmanı tarafından yapılmalıdır. 

Amniyosentez durumunda düşük riski ne kadardır?

Eski yıllara göre bebekten su alma işlemine bağlı düşük oranı çok daha düşüktür. Günümüzde bu oran her 1000 işlemden birinde olacak şekilde görülmektedir.

Ancak işlem sonrası lekelenme veya su gelmesi olabilmektedir. Bunlar genellikle gebelik kaybına yol açan durumlar değildir. Ancak takip edilmelidir. 

Ancak şu nokta unutulmamalıdır. İşlem, zaten bir riski olan gebeliğe yapılmaktadır. Yani zaten o gebelik kaybedilebilme riski olan bir durumdur. Bu nedenle işlem sonrası bebek kaybı olduğunda bunun işlemden mi ya da zaten kaybedilecek olan bebeğin kaybı mı tam anlaşılamaz. Ancak işlemden sonra olduğu için sıklıkla işleme bağlanır. 

İşlem sırasında düşük riskini artıran durumlar;

  • Birden fazla giriş yapılmak zorunda kalınması
  • İşlem sırasında hastanın hareket etmesi
  • İşlem sırasında gerekenden uzun süre iğnenin içeride tutulması
  • İşlem sırasında bebeğin zarının çadır yapması, yani rahimden ayrılması
  • İşlem sırasında kullanılan iğnenin kalitesi ve çapı
  • Anne adayının stresinin yüksek olması
  • Bebeğin ağır anomalili olması
  • Normalden fazla sıvı alınması
  • İşlem sırasında kanama olması
  • Alınan sıvının zaten kanamalı olması veya renginin koyu olması

Görüldüğü gibi amniyosentez, yani hamilelikte karından sıvı alınması zaten doğasında risk olan bir işlemdir. Gerekmedikçe yapılmamaktadır. 

Aile bu riskleri bilmeli ve kendi rızaları ile bu işleme geçilmelidir. İşlem öncesi ailenin aydınlatılmış onam formunu okuması sağlanmalı ve imzalatılarak rızaları alınmalıdır. 

Amniosentez:amniyosentez işleminde basamaklar nelerdir?

  • Hasta hazırlanması
  • Anestezi yapılması ( hekim tercihine bağlı )
  • Ultrason incelemesi
  • İğnenin gireceği yerin belirlenmesi
  • İğnenin gireceği yerin yeterli cilt temizliği
  • İçeri giren iğnenin yerini doğrulu ve içeride olduğunun sıvı çekilerek teyit edilmesi
  • Bebeğin haftasına göre sıvı çekilmesi
  • İşleme son verilmesi

Bebekten sıvı alınınca bebek susuz kalır mı?

Alınan sıvıyı bebek kısa zamanda yeniden üretir bu nedenle bebeğin suyu azaldı diye endişe edilmez. Ancak bazen alacak sıvı olmayabilir, bu durumda dışarıdan sıvı verilir ve verilen sıvı geri alınır. Bu işlem çok daha zor ve tecrübe isteyen bir durumdur.

Amniosentez: sırasında ağrı olacak mı?

Amniyosentez genelde ağrısız bir işlemdir ancak iğne ciltten geçerken bazen ağrı hissedilebilir. Ancak bu şiddetli bir ağrı değildir. 

Amniosentez: işlemi sırasında kötü senaryoda neler var?

  • İğnenin yanlışlıkla anne barsak yapısının içine girmesi, iğnenin anne idrar torbası içerisine girmesi
  • İğnenin anne rahim damarına rast gelmesi
  • İğne nedeni ile hem anne hem de bebeğin mikrop kapması
  • İğnenin bebeğin hayati organlarına zarar vermesi
  • İkiz gebeliklerde yanlışlıkla diğer keseye girilmesi

Amnion sıvısı genetik merkezine nasıl götürülmeli?

Bu çok önemli bir konudur. Zira uygun olmayan koşullarda götürülür ise bu işlem başarısızlıkla sonuçlanacaktır.

Alınan amnion sıvısı güneş ışığından saklanmalı, soğuk olmayan bir koşulda muhafaza edilmeli ve en kısa zamanda incelemenin yapılacağı laboratuvara götürülmeli.

Başarılı bir amniyosentez nasıl olmalı?

  • Tam bir gereklilik varsa yapılmalı. 
  • İşlemin yapıldığı yer genetik inceleme yapılan yere yakın olmalı ve sıvıyı götürecek kurye hazır olmalı. 
  • Tecrübeli doktor ve personel işlemde bulunmalı.
  • Mümkünse tek bir girişte yapılmalı (çok kilolu hastalarda bazen iğne görülmeyebilir ve birkaç giriş gerekli olabilir.
  • Ancak normal kilodaki bir gebelikte tek giriş ile işlem bitirilmelidir.
  • İdrar torbası ve barsaklardan kaçınılmalı.
  • Bebeğin eşinden geçilmemeye çalışılmalı.
  • Bebeğin başından uzak yerden girilmeye çalışılmalı.
  • İşlem sırasında doktor iğneyi kesinlikle sağa sola oynatmamalı ve sıvıyı çeken diğer kişiye karşı iğneyi çok sıkı tutmalıdır.
  • İşlem öncesi annenin karnının temizliğine gereken önem gösterilmeli.
  • İğnenin ucu hastanın karnından girilecek yer dışında hiçbir yere değmemeli. Eğer bu meydana gelmiş ise derhal yeni iğne açılmalı.
  • Kan uyuşmazlığı varsa işlem sonrası ilk 72 saat içerisinde uyuşmazlık önleyici iğne yapılmalı. 
  • İşlem sonrası anne adayı kendisini iyi hissettiği zaman kalkmalı. 
  • İşlemin olduğu gün raporlu olmalı veya evde dinlenmeli.
  • İşlem sonrası herhangi bir anormallik olduğunda derhal amniyosentez işlemini yapan doktoruna ulaşarak durumunu anlatmalı.
  • Hasta sonucun ne zaman çıkacağı konusunda bilgilendirilmeli. 
  • Erken sonuç çıkar çıkmaz hasta aranmalı ve sonuç bildirilmelidir. Çünkü amniosentez yapılan hastalar stres katsayısı çok yüksek hastalardır.

Amniyosentez sonrası genetik inceleme neleri içerir?

Amniyon sıvısı bebeğe ait canlı hücreler içerir. Ek olarak hücreler bebeğin hemen bütün organlarından dökülen hücrelerdir. Bu nedenle bebeğin tüm vücudunu neredeyse örneklemektedir. Bu özelliği ile amniyosentez, bebek eşinden alınan parça testine ( koryon villus biyopsisi ) üstündür.

Alınan sıvı laboratuvar da ayrıştırıldıktan sonra hücreler kültür ortamında çoğaltılır ve elde edilen hücrelerden istenilen genetik inceleme yapılır.

Sonuç ne zaman çıkar?

Amniyosentezin sonuçları iki farklı şekilde değerlendirilebilir. İlk planda florasan teknik ile ( FISH ) hücrelerin belirli genetik yapısı incelenir. 

  • Erken sonuç: Bu teknik ile en çok karşılaşıla trizomi 21-18-13 ve seks kromozom anomalileri ilk planda araştırılır. FISH 2-3 gün içinde sonuçlanır. Bu erken sonuç sınırlı bilgi verir. Diğer sonuçları beklemek gerekir.
  • Kültür sonucu: Tüm kromozomların sayısal incelemesi kültür sonrası elde edilir. Süresi değişmekle birlikte genelde 10-15 gün içerisinde sonuçlanır.
  • Mikroarray inceleme: İstenir ise bu incelemede 10-15 gün içerisinde sonuçlanır.
  • Tüm kromozom ayrıntılı inceleme ( WES): Bu inceleme daha uzun sürmektedir, istenir ise bir ay içerisinde sonuçlanmaktadır. Ancak bazen sonuçlanma süresi çok daha uzun süre alabilmektedir. 
  • Tek gen hastalıkları: İstenir ise 10-15 gün içerisinde sonuçlanmaktadır. 

Amniyosentez, bebekten su alma işlemi sırasında olabilen olumsuzluklar nelerdir?

Amniyon mayisine kan karışması: Bu durumda kültürde üreme olasılığı azalmaktadır. Üreme olmayıncada işlem başarısız olmaktadır. Bu nedenle olabildiğince kanamasız bir işlem yapılmalıdır.

Tek girişte suyun alınamaması: Her iğne girişi düşük ve enfeksiyon riskini artıran bir durumdur. Bu nedenle tek bir giriş yapılmaya çalışılmalıdır.

Bebeğin eşinden geçmek zorunda kalınması: Bazen bebeğin eşi iğnenin giriş yerinin önünde yerleşir. Bu durumda plasentadan geçilmek zorunda kalınır. Eğer kanama çok fazla olursa bebeğin düşük riski çok daha fazla artar. Doktorunuz bu işlemden size bahsetmeli ve bilgi vermelidir. Başka bir alan yok ise, mecburen bu bölgeden dikkatli bir şekilde geçilmelidir.

Sıvını uygun olmayan koşullarda laboratuvara götürülmesi: Bebeğin suyu alındıktan sonra en kısa zamanda ve güneş ışığından korunarak inceleme yapılacak yere götürülmelidir. Bu koşullara uyulmaz ise kültürde üreme olmayabilir.

Amniyon kültürünün yapılamaması ne demek?

Bu durumun çok sayıda nedeni vardır. Alınan sıvının kanlı olması veya enfekte olması olması en sık nedenidir. Ancak bazen hiçbir neden de bulunamayabilir. İşlem başarısız olur ve hastaya rapor verilemez. Görülme oranı %0.1 dir. 

Amniyosentez işlemi sırasında neler olabilir?

Dünyada her yıl milyonlarca anne adayı değişik nedenlerle amniyosentez işlemine tabi tutulmaktadır.

Eski yıllarda yapılan amniyosentezlerden sonra enfeksiyon ve düşük riski yüksek iken günümüzde bu riskler minimuma inmiştir. Ancak tüm invaziv girişimlerde olduğu gibi amniyosentezde de bazı riskler vardır.

Bu riskler şunlardır:

Düşük olması: Amniyosentez sonrası düşük riski anne adaylarını en çok endişelendiren konudur. Günümüzde  amniyosenteze bağlı düşük riski son derece azdır. Eski yıllarda ortalama amniyosenteze bağlı düşük riski 200-400 işlemde 1’dir.

Ancak günümüzde bu oran 1000 gebelikte 1’e kadar inmiştir. 

Enfeksiyon riski: Amniyosentez sonrası enfeksiyon olma riski 1000 işlemde 1’den azdır. Steril şartların sağlanması sonrasında enfeksiyon gelişme riski son derece azalmıştır.

Vajenden bebeğin suyunun gelmesi: Yaklaşık %1 olguda  vajinal sıvı gelebilir. Sıvı kaçağının yeri iğnenin giriş deliğidir. Bu nedenle normalde suyu gelen gebeler gibi değildir. Sıklıkla bir iki gün içerisinde durur. Bu dönemde hastanede yatılabilir, gözlem altında kalınabilir. Amniyon zarı 1-2 gün içinde iyileşir ve sıvı kaçağı kaybolur.

Su kesesinin açılması: Çok nadir karşılaşılır. Ancak bu durumda sıklıkla gebeliğin sonlandırılmasına gidilmektedir.

Ani bebek ölümü: Çok nadir olsa da gerçekleşebilir.

Annenin enfeksiyonu: Bu durum son derece risklidir. Anne hayatını tehdit eden enfeksiyon gelişebilir.

Ancak son derece nadir bir durumdur ve muhtemelen annede işlem öncesi bir zemin olması söz konusudur.

Suyun alınamaması: Bazen aminon zarı iğnenin girişine izin vermez ve esner. Bu durumda zorlanmamalı ve işlem birkaç gün sonra tekrar edilmelidir.

Bebeğe iğne batması: İşlem ultrasonografi ile beraber yapıldığından son derece nadir olarak bu durumla karşılaşılır.

Hafif bir batma ise bebekte kalıcı bir hasar neden olmaz. Ancak yine de bu durumun olmaması için elimizden gelen gayreti göstermeliyiz.

Annenin barsaklarında delinme: Bu durum ultrasonografinin iyi kullanılması ile engellenebilir. Son derece nadir bir durumdur. Ancak yine de olabilir. İşlem öncesi iğneyi batıracağımız yeri çok iyi ve dikkatli seçmemiz gerekmektedir.

İşlemin tekrar yapılması: Alınan sıvı miktar olarak yetersiz ise ya da çok kanlı ise birkaç hafta sonra işlem tekrar yapılabilir.

Amniyosentez öncesi aspirin veya kan sulandırıcı ilaçlar kesilmeli mi?

Düşük doz aspirin veya yaygınca kullanılan düşük molekül ağrılıklı heparin türevlerinin işlem öncesi kesilmesine gerek yoktur. Ancak hasta yüksek doz heparin alıyor ise işlem günü kullanmaması önerilmektedir. 

Hepatit B-C veya HIV taşıyıcı olan annede amniyosentez yapılır mı?

Evet, yapılabilir. Bu hastalıkları taşıyan anne adaylarında işlem ile bebeğe bulaş viral yüke göre değişmektedir. Sıklıkla ihmal edilebilir düzeydedir ve ek önlem alınmaya çalışılmaz. 

İstanbul anadolu yakasında amniyosentez yapan merkezler

İstanbul, ülkemizin en yüksek nüfusa sahip ilidir. Aslında istanbul anadolu yakası ve avrupa yakasının toplamı çoğu Avrupa ülkesinden daha fazla nüfusa sahip bir ilidir. Aslında büyüklük olarak ülkenin en büyük ili olmasada, nüfus olarak yoğun olan olan istanbul, anadolu yakası ve avrupa yakası olarak ikiye ayrılmaktadır. Ulaşım zorluğu ve yoğunluk nedeni ile belirli alanlar birbirinden ayrılmakta ve hem hasta hem de doktor yoğunluğu açısından birbirinden ayrı merkezler oluşmaktadır. Sınırlı sayıda yetişmiş riskli gebelik uzmanı bulunması nedeni ile bu merkezler ve doktorlar ise belirli yerlerde toplanmaktadır.

Amniyosentez gibi riskli bir işlemin, anadolu yakasında yapan sınırlı sayıda merkez bulunmaktadır. Bu işlemi, riskli bir işlem olması nedeni ile riskli gebelik uzmanları ( perinatolog ) yapmaktadır. Anadolu yakasında özel muayenehane, hastane ve merkezlerde Perinatoloji uzmanları çalışan yerler bulunmaktadır. Anadolu yakasında Perinatoloji merkezi ve uzmanı olarak hizmet veren merkezimizde amniyosentez gerektiğinde uygun hastaya yapılmaktadır.

Amniosentez bebekten su veya sıvı alma işleminin ücreti, fiyatı nedir? 

Bu işlemin fiyatını belirleyen çok sayıda faktör bulunmaktadır. Bunlar;

  • Perinatoloji uzmanı
  • Genetik uzmanı
  • Biyolog
  • Kullanılan iğnenin kalitesi
  • Kullanılan ekipman
  • Laboratuvar

Hemen arayın

Randevu alın

Güvenli gebelik geçirin

Gebelikte verilen hizmetler

Koryon villus biyopsisi
(Plasentadan parça alınması)

Amniyosentez
( bebekten su alınması)

WhatsApp